Provokatör Basın Bülteni
Bir kaç yıl önce Forbes’un dünya zenginleri listesinde Bill Gates’i geride bırakarak bir numaraya ulaştınız. Şu anda da hala ilk beş içindesiniz. Dünyanın en zengin adamı neden indirimli metro kartı kullanır?
Sadece metro kartı değil, indirimli otobüs kartı, beraberinde 13 yaşında bir Volvo 240 GL de kullanır. Bazıları bu durumu cimrilik olarak nitelendirebilir. Ancak ben bunu tutumluluk ya da mütevazilik olarak adlandırmayı tercih ediyorum. Lüks yaşamak bana göre değil diyebilirim. Benim için gerçek zenginlik, bu dünyada yaptıklarınız ve geride bıraktıklarınız ile ölçülür.
Ingvar Kamprad’ı dünyanın en zengin adamı yapan yolculuk nasıl başladı?
1926 İsveç doğumluyum. Ticaret hayatına 5 yaşında kibrit satarak atıldım. 7 yaşına geldiğimde bisikletle daha uzak köylere kibrit satmaya başladım. Kibrit satarken edindiğim deneyim IKEA’nın temellerini oluşturdu diyebilirim.
Neydi o deneyim?
Kibritleri topluca ucuza alabileceğimi ve uygun bir fiyatla satarak iyi bir kar elde edebileceğimi anladım. Aynı stratejiyle çiçek tohumları, tebrik kartları, yılbaşı ağacı süsleri, daha sonra da kurşun ve tükenmez kalemler satmaya başladım. Bu yöntem zaman içinde benim için bir ticaret felsefesine dönüştü: Düşük maliyetli kaliteli ürünler, uygun fiyatlı yüksek satışlar.
Ve IKEA doğdu…
17 yaşındaydım. O güne kadar başarılı işler çıkardım diye babam ödül olarak bir miktar para verdi. Ben de bu parayla kendi işimi kurmaya karar verdim. 1943’te IKEA’yı kurdum. Daha reşit bile değildim.
IKEA’nın anlamı nedir?
Kelimenin bir anlamı yok. Tamamen uydurma bir isim. Güzel değil mi? Ne dersiniz belki reklamcılığa da el atmalıydım. IKEA; adımın ve soyadımın baş harfleri ile büyüdüğüm köy Elmtaryd ve çiftliğimiz Agunnaryd’in ilk harflerinin bir araya gelmesiyle oluştu.
IKEA’nın ürün portföyünde başlangıçta neler bulunuyordu?
Kurşun kalemler, cüzdanlar, resim çerçeveleri, masaörtüleri, saatler, mücevherat ve naylon çoraplar… Daha sonra evimin yakınındaki ormanda yerli mobilyacılar ila mobilya üretimine başladık. Sonuç çok iyiydi. Böylece ürün gamımız giderek genişledi.
IKEA nasıl bu kadar ekonomik olabiliyor?
IKEA’nın uygun fiyat politikasının temelinde; mobilya malzemesinin düşük fiyatla temin edilmesi, uygun maliyet ile stoklanması ve self-servis mobilya ilkesi yer alıyor. Bir IKEA mağazasında bulunan ürünleri, alışılmış yöntem ile sergilemeye ve satmaya çalışırsanız, o IKEA büyüklüğünde 50 mobilya mağazasına ve yüzlerce satış elemanına ihtiyaç duyarsınız.
İşte bu nedenle IKEA, dünyanın en pratik mobilya mağazasıdır. IKEA’da tüm ürünler yassı paketler halinde stoklanır. Ziyaretçiler sergi alanında beğendikleri mobilyayı kasalara yakın depo bölümünden parçalar halinde kendileri alır, evlerine götürür ve kurar. IKEA’nın yarattığı bu satış tekniği dünyada ilktir.
Mobilyayı parçalar halinda satmak, işin mutfağında IKEA’yı farklı parçaları dünyanın farklı noktalarında en uygun fiyata üretme şansını verir. Örneğin IKEA’dan aldığınız bir masanın tablası Malezya’da bir kapı fabrikası, ayakları ise Polonyalı bir çelik üreticisi tarafından imal edilmiş olabilir. Mobilyacılığı üretimden dağıtıma, depolamadan sergilemeye her noktada değiştiren bu anlayış, IKEA’yı dünyanın bir numaralı markası haline getirmiştir.
IKEA’nın bir diğer özelliği de, uygun fiyatları minimal ve estetik tasarımlar ile birleştirmesi…
IKEA dizayn ekibi, dünyanın önde gelen endüstriyel tasarımcılarından oluşur. IKEA tasarımları, estetiği fonksiyonellik ile birleştiren, uygun fiyat politikasını koruyan mobilya çözümleri ile vücuda gelir.
Global bir marka olarak tasarımlarınızda yerel beğenileri dikkate alıyor musunuz?
IKEA tasarımcıları başta İsveç olmak üzere dünyanın farklı yerlerinden seçilmiş, konusunda uzman ve IKEA ruhunu her anlamıyla benimsemiş kişilerdir. Bu kişiler sadece bir ülkenin zevklerine uygun ürünler yerine, tüm dünyada geçerli olan, ortak bir zevki yansıtan ve günlük ihtiyaçları karşılayan ürünler üretirler. Ancak tasarımlarda farklı kültürlerden esinlenmeler görülebilir. Örneğin Anna Efverlund’un tasarladığı yastık kılıfları, Hint kadınlarının el işlemelerinden esinlenerek dizayn edilmiştir.
IKEA satış mağazalarının yapısı da gerçekten ilgi çekici. Satış mağazalarını kurgularken ne amaçlıyor ve nelere dikkat ediyorsunuz?
IKEA mağazalarına gelen ziyaretçilere kurulu yaşam alanları ve değişik metrekarelerde döşenmiş örnek evler ile ilham kaynağı olmayı hedefliyoruz. Ziyaretçilerimizin mağazalarda karşılaştığı fikirleri kendi evlerine uyarlayabileceğini hissetmesini istiyoruz. Bu çok önemli bir empati süreci. Ayrıca mağazalarımızda ziyaretçilerin aileleri ile birlikte keyifli bir gün geçirmeleri için gerekli ortamı sağlıyoruz.
IKEA’yı kişileştirseydik nasıl biri olurdu?
IKEA her şeyden önce zeki, akılcı ve pratik biri. O mütevazi, ancak mütevaziliğin içinde kaliteden ödün vermeyen zevkli bir insan. Dost canlısı, sıcak ve samimi bir kişiliğe sahip, aile değerlerine fazlasıyla önem veren, sorumluluk sahibi bir birey.
Sözünü ettiğiniz marka kişilik skalası, IKEA’nın yönetim, pazarlama, satış ve iletişim anlayışı ile örtüşüyor…
Elbette öyle. IKEA, benzer konuma ulaşmış markalar gibi, büyük bir fikirle doğmuş bir işletme. Markanın icat ettiği iş modeli sektör için bir ilk. IKEA ilk ve tek olmanın getirdiği avantajları başarıyla kullanmış, ancak bunlarla yetinmeyerek kendini sürekli yenilemeyi başarmış bir marka.
Daha düşük fiyata üretim, daha pratik depolama teknikleri, daha uygun satış fiyatı, daha estetik ve yenilikçi dizaynlar, daha modern sergi alanları, daha geniş satış ağı, daha sıcak, yaratıcı ve etkin reklamlar, daha verimli bir satış sonrası hizmeti, daha doyurucu bir müşteri memnuniyeti anlayışı, sosyal sorumluluk projelerinde daha aktif bir rol… IKEA, hep bir “daha”nın peşinde olmaya devam edecek.
Gerçek bilgilerle IKEA’nın başarısını anlatan bu hayali röportaj için Ingvar Kamprad’a teşekkürler.
###
Tweet
Zihin açıcı hikayeler VIII: Dünyanın en zengin adamı ve IKEA
KURUMSALHABERLER , 10.09.2008 -- Sıfırdan başlayan bir markanın, dünya mobilyacılık endüstrisine hükmeder hale gelişinin öyküsünü yaratıcısı anlatıyor. PROVOKATÖR sordu IKEA’nın kurucusu Ingvar Kamprad cevapladı.Bir kaç yıl önce Forbes’un dünya zenginleri listesinde Bill Gates’i geride bırakarak bir numaraya ulaştınız. Şu anda da hala ilk beş içindesiniz. Dünyanın en zengin adamı neden indirimli metro kartı kullanır?
Sadece metro kartı değil, indirimli otobüs kartı, beraberinde 13 yaşında bir Volvo 240 GL de kullanır. Bazıları bu durumu cimrilik olarak nitelendirebilir. Ancak ben bunu tutumluluk ya da mütevazilik olarak adlandırmayı tercih ediyorum. Lüks yaşamak bana göre değil diyebilirim. Benim için gerçek zenginlik, bu dünyada yaptıklarınız ve geride bıraktıklarınız ile ölçülür.
Ingvar Kamprad’ı dünyanın en zengin adamı yapan yolculuk nasıl başladı?
1926 İsveç doğumluyum. Ticaret hayatına 5 yaşında kibrit satarak atıldım. 7 yaşına geldiğimde bisikletle daha uzak köylere kibrit satmaya başladım. Kibrit satarken edindiğim deneyim IKEA’nın temellerini oluşturdu diyebilirim.
Neydi o deneyim?
Kibritleri topluca ucuza alabileceğimi ve uygun bir fiyatla satarak iyi bir kar elde edebileceğimi anladım. Aynı stratejiyle çiçek tohumları, tebrik kartları, yılbaşı ağacı süsleri, daha sonra da kurşun ve tükenmez kalemler satmaya başladım. Bu yöntem zaman içinde benim için bir ticaret felsefesine dönüştü: Düşük maliyetli kaliteli ürünler, uygun fiyatlı yüksek satışlar.
Ve IKEA doğdu…
17 yaşındaydım. O güne kadar başarılı işler çıkardım diye babam ödül olarak bir miktar para verdi. Ben de bu parayla kendi işimi kurmaya karar verdim. 1943’te IKEA’yı kurdum. Daha reşit bile değildim.
IKEA’nın anlamı nedir?
Kelimenin bir anlamı yok. Tamamen uydurma bir isim. Güzel değil mi? Ne dersiniz belki reklamcılığa da el atmalıydım. IKEA; adımın ve soyadımın baş harfleri ile büyüdüğüm köy Elmtaryd ve çiftliğimiz Agunnaryd’in ilk harflerinin bir araya gelmesiyle oluştu.
IKEA’nın ürün portföyünde başlangıçta neler bulunuyordu?
Kurşun kalemler, cüzdanlar, resim çerçeveleri, masaörtüleri, saatler, mücevherat ve naylon çoraplar… Daha sonra evimin yakınındaki ormanda yerli mobilyacılar ila mobilya üretimine başladık. Sonuç çok iyiydi. Böylece ürün gamımız giderek genişledi.
IKEA nasıl bu kadar ekonomik olabiliyor?
IKEA’nın uygun fiyat politikasının temelinde; mobilya malzemesinin düşük fiyatla temin edilmesi, uygun maliyet ile stoklanması ve self-servis mobilya ilkesi yer alıyor. Bir IKEA mağazasında bulunan ürünleri, alışılmış yöntem ile sergilemeye ve satmaya çalışırsanız, o IKEA büyüklüğünde 50 mobilya mağazasına ve yüzlerce satış elemanına ihtiyaç duyarsınız.
İşte bu nedenle IKEA, dünyanın en pratik mobilya mağazasıdır. IKEA’da tüm ürünler yassı paketler halinde stoklanır. Ziyaretçiler sergi alanında beğendikleri mobilyayı kasalara yakın depo bölümünden parçalar halinde kendileri alır, evlerine götürür ve kurar. IKEA’nın yarattığı bu satış tekniği dünyada ilktir.
Mobilyayı parçalar halinda satmak, işin mutfağında IKEA’yı farklı parçaları dünyanın farklı noktalarında en uygun fiyata üretme şansını verir. Örneğin IKEA’dan aldığınız bir masanın tablası Malezya’da bir kapı fabrikası, ayakları ise Polonyalı bir çelik üreticisi tarafından imal edilmiş olabilir. Mobilyacılığı üretimden dağıtıma, depolamadan sergilemeye her noktada değiştiren bu anlayış, IKEA’yı dünyanın bir numaralı markası haline getirmiştir.
IKEA’nın bir diğer özelliği de, uygun fiyatları minimal ve estetik tasarımlar ile birleştirmesi…
IKEA dizayn ekibi, dünyanın önde gelen endüstriyel tasarımcılarından oluşur. IKEA tasarımları, estetiği fonksiyonellik ile birleştiren, uygun fiyat politikasını koruyan mobilya çözümleri ile vücuda gelir.
Global bir marka olarak tasarımlarınızda yerel beğenileri dikkate alıyor musunuz?
IKEA tasarımcıları başta İsveç olmak üzere dünyanın farklı yerlerinden seçilmiş, konusunda uzman ve IKEA ruhunu her anlamıyla benimsemiş kişilerdir. Bu kişiler sadece bir ülkenin zevklerine uygun ürünler yerine, tüm dünyada geçerli olan, ortak bir zevki yansıtan ve günlük ihtiyaçları karşılayan ürünler üretirler. Ancak tasarımlarda farklı kültürlerden esinlenmeler görülebilir. Örneğin Anna Efverlund’un tasarladığı yastık kılıfları, Hint kadınlarının el işlemelerinden esinlenerek dizayn edilmiştir.
IKEA satış mağazalarının yapısı da gerçekten ilgi çekici. Satış mağazalarını kurgularken ne amaçlıyor ve nelere dikkat ediyorsunuz?
IKEA mağazalarına gelen ziyaretçilere kurulu yaşam alanları ve değişik metrekarelerde döşenmiş örnek evler ile ilham kaynağı olmayı hedefliyoruz. Ziyaretçilerimizin mağazalarda karşılaştığı fikirleri kendi evlerine uyarlayabileceğini hissetmesini istiyoruz. Bu çok önemli bir empati süreci. Ayrıca mağazalarımızda ziyaretçilerin aileleri ile birlikte keyifli bir gün geçirmeleri için gerekli ortamı sağlıyoruz.
IKEA’yı kişileştirseydik nasıl biri olurdu?
IKEA her şeyden önce zeki, akılcı ve pratik biri. O mütevazi, ancak mütevaziliğin içinde kaliteden ödün vermeyen zevkli bir insan. Dost canlısı, sıcak ve samimi bir kişiliğe sahip, aile değerlerine fazlasıyla önem veren, sorumluluk sahibi bir birey.
Sözünü ettiğiniz marka kişilik skalası, IKEA’nın yönetim, pazarlama, satış ve iletişim anlayışı ile örtüşüyor…
Elbette öyle. IKEA, benzer konuma ulaşmış markalar gibi, büyük bir fikirle doğmuş bir işletme. Markanın icat ettiği iş modeli sektör için bir ilk. IKEA ilk ve tek olmanın getirdiği avantajları başarıyla kullanmış, ancak bunlarla yetinmeyerek kendini sürekli yenilemeyi başarmış bir marka.
Daha düşük fiyata üretim, daha pratik depolama teknikleri, daha uygun satış fiyatı, daha estetik ve yenilikçi dizaynlar, daha modern sergi alanları, daha geniş satış ağı, daha sıcak, yaratıcı ve etkin reklamlar, daha verimli bir satış sonrası hizmeti, daha doyurucu bir müşteri memnuniyeti anlayışı, sosyal sorumluluk projelerinde daha aktif bir rol… IKEA, hep bir “daha”nın peşinde olmaya devam edecek.
Gerçek bilgilerle IKEA’nın başarısını anlatan bu hayali röportaj için Ingvar Kamprad’a teşekkürler.
###
Tweet
provokatör yazı dizisi zihin açıcı hikayeler marka yaratmak marka olmak ikea
Diğer basın bültenleri
Tehdit II: Krizin doğru bilinen yanlışları
Tehdit I: Kime göre ve nasıl bir teğet?
Provokatör’den tedirgin edici yeni bir yazı dizisi: Tehdit
Anormal pazarlama vakaları V: Akram İmitenöy
Anormal pazarlama vakaları IV: 6 derece teoremi
Tehdit I: Kime göre ve nasıl bir teğet?
Provokatör’den tedirgin edici yeni bir yazı dizisi: Tehdit
Anormal pazarlama vakaları V: Akram İmitenöy
Anormal pazarlama vakaları IV: 6 derece teoremi
Gönderen Ajans
PROVOKATÖREKLİ DOSYALAR
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.



