Provokatör Basın Bülteni

Zihin açıcı hikayeler VII: Tura değil yazı geldi; markanın adı HP

Bu “Zihin Açıcı Hikaye”yi bir HP bilgisayardan okuyorsanız logosuna iyi bakın. Çünkü 1939 yılında Bill Hewlett’ın attığı bozuk para yazı değil de tura gelseydi bilgisayarınızın üzerinde şu anda PH yazıyor olacaktı.


KURUMSALHABERLER , 05.09.2008 -- HP’nin yaratıcıları Bill Hewlett ve David Packard kimin soyadının baş harfi önce yazılacak diye yazı-tura atarak ismini belirledikleri markalarının, bir gün dünya devleri arasında yer alacağını tahmin ediyorlar mıydı bilinmez. Ancak bu şans oyunuyla başlayan markalaşma sürecinin, akıllı adımlar ve başarılı bir stratejik planlamayla hiç de şansa bırakılmadığı ortada.

Stanford Üniversitesi’nden sınıf arkadaşı olan Bill Hewlett ve David Packard 1938 yılında küçük bir garajda (tıpkı Google, Apple ve daha niceleri gibi) “mucitlik” ruhuyla yarattıkları ürünleri satmaya başlar. Bill Hewlett ve David Packard, 1939 yılında kendi aralarında bir ortaklık anlaşması imzalar ve firmanın adını koymak üzere, önce kimin soyadının yazılacağını yazı-turayla belirlemeye karar verirler. Bahsi, Bill Hewlett kazanır ve böylece Hewlett-Packard şirketi doğar. Şirket Palo Alto yakınlarındaki bir garajda, Büyük Buhran sırasında 538 dolar sermayeyle kurulur.

1938’de Bill Hewlett tarafından geliştirilen ses osilatörü HP 200A, Hewlett-Packard’ın ilk resmi ürünü olur. Bu özel ürün rakiplerinin dörtte bir fiyatına piyasaya sunulur. 200A 33 yılla, belki de tüm zamanların en uzun süre satışta kalan elektronik ürünlerinden biri olur.

Walt Disney’e yapılan 8 adet HP 200B osilatör satışı, firmanın ilk büyük satışıdır.. Bu tarihte HP’nin hızlı yükselişi başlar ve onu bugünlere kadar getirir.

Bugün temelde bir donanım markası olan HP'nin sadece yazılım geliri, yıllık 2 milyar doların üzerindedir.

HP’nin baş döndürücü gelişimi, pek çok global markanın başarı rotası ile paralellik gösteriyor.

HP en büyük yatırımı çalışanlarına yapıyor. Marka üstün nitelikli elemanlara sahip bir şirket olmak ve onlara rahat bir çalışma ortamı sağlamak adına adını “Best place to work” (Çalışılacak en iyi yer) koydukları bir vizyona sahip. HP, tıpkı Google gibi IT sektöründe faaliyet gösteren parlak beyinlerin, öncelikli çalışma adresi olmak için milyonlarca dolar harcıyor. Elbette bu yatırım, HP’ye milyarlar olarak geri dönüyor.

HP’nin çalışanlarından sonra fazlasıyla yatırım yaptığı alanlardan biri de, sektörün doğal yapısı gereği, AR-GE çalışmaları. Ya da son zamanların moda tabiriyle “İnovasyon”.

HP yeni teknolojileri, sadece donanım ya da yazılımlarda değil, firmanın yönetim ve pazarlama süreçlerinde de kullanıyor. Örneğin marka bugünlerde, cep telefonlarındaki GPS özelliği ve CRM yazılımı sayesinde, kullanıcının bulunduğu yeri tespit edecek ve bir mağaza önünden geçerken “İçeride yüzde 20 indirim var.” şeklinde mesaj gönderebilecek bir sistem oluşturmaya çalışıyor.

Diğer yandan HP geliştirdiği ürünlerin dizaynından, sunduğu teknoloji danışmanlığı ve dış kaynak kullanımı hizmetlerine kadar, farklı faaliyet alanlarında düzenlediği anketlerle müşterileriyle sürekli iletişim halinde kalarak, marka sadakati yaratmaya çalışıyor.

İşe çalışanları ile başlayan, AR-GE yatırımlarını öncelikli yönetim hedefi haline getiren HP, markanın pazarlama iletişimi çalışmalarını da “yeni nesil” yöntemlere kaydırarak fark yaratıyor. Online/Turbo/Internet Odaklı/Viral adı ne olursa olsun, HP’nin kullandığı teknolojik pazarlama yöntemleri, markanın kurumsal imajını pekiştirirken, yenilikleri potansiyel tüketicilere hızlı ve efektif bir şekilde duyuruyor.

HP’nin başarı bütününü oluşturan bir diğer önemli parçayı da, işletmenin dünya genelinde sosyal projelere verdiği destek oluşturuyor. Yardım projelerinde yerel hareket etme kuralını benimseyen HP, sosyal projelerini faaliyette bulunduğu ülkenin sosyo-kültürel ve ekonomik yapısına göre şekillendiriyor. Örneğin Türkiye’de uzun yıllardır, Toplum Gönüllüleri Vakfı ile ortak kampanyalar geliştiriyor.

Bugün HP, 94,1 milyar dolarlık geliriyle dünyanın en büyük bilişim şirketlerinden biri. Markanın Türkiye gelirleri ise yarım milyar doların üzerinde.

Son karar sizin: Yazı mı, tura mı?
###



provokatör yazı dizisi zihin açıcı hikayeler marka yaratmak marka olmak hp


Diğer basın bültenleri

Tehdit II: Krizin doğru bilinen yanlışları
Tehdit I: Kime göre ve nasıl bir teğet?
Provokatör’den tedirgin edici yeni bir yazı dizisi: Tehdit
Anormal pazarlama vakaları V: Akram İmitenöy
Anormal pazarlama vakaları IV: 6 derece teoremi

Gönderen Ajans

PROVOKATÖR
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English

Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.