Provokatör Basın Bülteni

Zihin açıcı hikayeler IX: Marka olmak için, illa marka mı olmak gerekir?

Yıl 1971… Bir avuç insan... Kırık dökük bir tekne… Kanada’da başlayan ve tüm dünyayı saran bir çevre hareketi...


KURUMSALHABERLER , 12.09.2008 -- İşte size bir kaç inançlı girişimcinin yarattığı, 3 milyon üyesi ile dünya genelinde tanınırlığa ve bilinirliğe sahip, ülkelerin politikalarını değiştirebilecek bir güç ortaya koyabilen, cesur bir markanın hikayesi: Greenpeace.

Greenpeace, aynı zamanda, marka olmak için illa marka olmak gerekmediğinin daha doğrusu bir firkin ya da kar amacı gütmeyen bir organizasyonun da doğru adımlarla marka olabileceğinin ispatı niteliğinde.

Greenpeace’i Greenpeace yapan marka mottosu son derece açık: Doğaya verilen zararları önlemek için doğrudan eylem kullan. Ancak asla şiddet kullanma!

Farkında olarak ya da olmadan, Greenpeace, başka hiç bir sivil toplum örgütünün akıl ya da cesaret edemediği bu ana fikri, iletişimin 3C formülü ile buluşturmayı başarmış durumda: Creativity (Yaratıcılık), Consistency (İstikrar) ve Continuity (Süreklilik)

Greenpeace bu doğru varoluş kurgusunun yanında, her adımında, global bir marka gibi hareket etmeyi başarıyor:

• Örgüt etkileyici bir görsel kimliğe sahip. Bu yaratıcı kimlik yapısı, üyelere ve potansiyel üyelere yönelik tanıtım faaliyetlerinde de kendini gösteriyor.

• Greenpeace her söyleminde ya da bulunduğu her noktada, markanın varoluş şeklini ifade eden duruştan taviz vermiyor. Böylelikle işletmenin kurumsal kimliği pekişiyor.

• Örgütün eylemlerinin temelini “Yaratıcılık” oluşturuyor. Yaratıcı aksiyonlar Greenpeace’in haber olmasını ve gündemde kalmasını sağlıyor. Örgüt gündemi nasıl yöneteceğini iyi biliyor.

• Greenpeace başta internet olmak üzere viral pazarlama kanallarını başarıyla kullanıyor. Derneğin kanal yönetimindeki etkinliği, diğer mecralara da sıçrıyor.

• Hiç bir şirketten bağış kabul etmeyerek bağımsızlığını koruyan Greenpeace, yıllık “Stratejik İletişim Planı” hazırlayarak uluslararası ve yerel hedeflerini belirliyor. Bu hedeflere giden yolda temas edilecek sosyal paydaşları listeliyor. Örgütü amaca götürecek iletişim aksiyonları planlıyor ve uyguluyor. Gerekli durumlarda güncellemeler yaparak planı yeniliyor.

• Greenpeace sadece sorunları göstermekle ya da kamuoyunun ilgisini hassas durumlara yöneltmekle yetinmiyor. Çözümün de bir parçası olabilmek için, yeni fikirler geliştiriyor.

• Örgütün sonuç odaklı faaliyetleri arasında “Ozonla Dost Buzdolabı”, “İleri Seviyede Geri Dönüşlü Kağıtlar”, “Rüzgar ve Güneş Enerjisi Çözümleri” gibi farklı projeler bulunuyor.

• Greenpeace, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere, tüm kamu kuruluşlarıyla yakın ilişkiler kuruyor. “Lobi” faaliyetlerini başarıyla yürütüyor.

• Farklı projeler bünyesinde, diğer sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmaktan kaçınmıyor.

Greenpeace’nin kurguladığı sistematik kamuoyu oluşturma çalışmaları, her yıl katlanarak sonuçlarını veriyor. İşte bunlardan bazıları:

• 2005 yılında Motorola üretim sürecinden toksik maddeleri çıkarmak için milyonlarca dolar yatırım yaptı.

• Aynı yıl L’Occitane, Melvitacosm ve Alqvimia, toksik maddeleri üretimden çıkardığını açıkladı.

• Xerox; Avrupa’nın en eski ve geriye kalan tek ormanını kesmeye devam eden Finlandiya ulusal kereste şirketi olan StoraEnso’dan, bir daha kağıt hamuru almayacağını ilan etti.

• Yıllar süren lobi faaliyetleri sonuç verdi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi, Rüzgar Enerjisi Raporu’nun yayınlanmasının ardından, ilk “Yenilenebilir Enerji Yasası”nı yürürlüğe koydu.

• İtalya Hükümeti, Greenpeace’in ortaya çıkardığı 17 yıllık çevre skandalı nedeniyle, tüm dünyadan özür diledi.

• Örgütün gemi sökümü kampanyaları işe yaradı. Uluslararası Denizcilik Örgütü, gemi sökümünü daha temiz ve güvenli bir hale getirmek için yasa çıkardı.

Bunlar Greenpeace’nin yüzlerce başarısından yalnız bir kaçı. Greenpeace sosyal arenada yer alan bir marka olarak, dünya genelindeki 40 ofisi ile her gün güçlenerek yolculuğuna devam ediyor.

Dünyaya çevre konusunda dersler verirken, aynı zamanda global bir marka olma sürecinin ipuçlarını aktarıyor. Sizce de öyle değil mi?
###



provokatör yazı dizisi zihin açıcı hikayeler marka yaratmak marka olmak greenpeace


Diğer basın bültenleri

Tehdit II: Krizin doğru bilinen yanlışları
Tehdit I: Kime göre ve nasıl bir teğet?
Provokatör’den tedirgin edici yeni bir yazı dizisi: Tehdit
Anormal pazarlama vakaları V: Akram İmitenöy
Anormal pazarlama vakaları IV: 6 derece teoremi

Gönderen Ajans

PROVOKATÖR
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English

Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.