Provokatör Basın Bülteni
Teorik olarak kriz, beklenmeyen ve önceden sezilmeyen, acele cevap verilmesi gereken, örgütün önleme ve uyum mekanizmalarını yetersiz hale getirerek, mevcut değerlerini, amaç ve varsayımlarını tehdit eden gerilim durumu olarak ifade edilebilir.
Kriz kavramının özellikleri
Kriz dönemini en az etkiyle aşabilmek için, kavramın teorik içeriğinin yanında, doğasını da yakından tanımak gerekir. Buna göre;
• Kriz örgütün üst düzey hedeflerini hatta varlığını tehdit eden bir dönemdir.
• Krizde örgütün tehlikeleri öngörme ve önleme mekanizmaları yetersiz kalır.
• Krizde olan bir işletme, zaman baskısı altında ezilir.
• Kriz dönemlerinde yöneticiler ve patronlar gerilim içindedir.
• İşletmeye korku ve panik hakimdir.
• Firmanın imajı, insan kaynakları, finans yapısı ya da doğal kaynakları krizin farklı tehditleriyle karşı karşıyadır.
Krizin sebepleri ve safhaları
Krizin ortaya çıkmasında ve şiddetlenmesinde işletmenin iç ve dış çevre faktörlerinin etkileşimi önemli rol oynar. Ortaya çıkış nedeni ne olursa olsun (finansal ya da çevresel problemler, el değiştirmeler, yoğun dedikodular, grev, yasal değişimler, doğal afetler, iflas, bilgi sistemlerindeki bozukluk, hizmet aksaklıkları, ortaklık sorunları vb.) her kriz bir süreçtir; belli safhaları içerir.
“Körlük” olarak adlandırılan krizin ilk safhası, işletmenin dış çevrede meydana gelen değişme ve gelişmelerden haberdar olmaması ya da teşhiste yetersiz kalmasıyla başlar. Körlük aşamasını harekete geçmeme/geçememe izler. Bu dönemde şirket, başarısının düşmesine veya bozulmasına rağmen sorunu giderecek herhangi bir harekette bulunamaz. Beklenmedik bir olayla karşılaşan işletme, rutin faaliyetlerinin dışına çıkmaz ve yeni faaliyetlere yönelme ihtiyacı hissetmez.
Yanlış kararlar ve faaliyetler, krizin en can alıcı noktası olan son aşamasını oluşturur. Analiz körlüğü yaşayan ve doğru zamanda doğru hareketi gerçekleştiremeyen işletme, kriz gün ışığına çıktığında panikleyerek yanlış kararlar verir. Hatalı uygulamalara yönelir. Böylelikle şirket kendi sonunu hazırlar.
Bazen bir işletmenin sözü edilen üç safhayı yaşamadan beklenmedik bir şekilde krizin en yoğun anıyla karşı karşıya kalması mümkündür. İşte bu noktada, krizin işletmeye vereceği zarar, şirketin kurumsal yapısına ve önceden planlanmış kriz yönetimi kurgusuna bağlıdır.
Kriz yönetilebilir mi?
Eğer bir krizin yaklaştığını hissediyor ya da daha kötüsü kriz yaşadığınızı düşünüyorsanız, paniğe kapılmayın. Çünkü yukarıdaki sorunun, bilimsel olarak kanıtlanmış bir cevabı var: Evet. Boyutu ne olursa olsun, her kriz yönetilebilir.
Krizlerle iç içe yaşayan bir ülke olan Türkiye’de, aslında her iş sahibinin, girişimcinin, yatırımcının ya da profesyonel yöneticinin kriz yönetimi kavramına aşina olması gerekiyor.
Öğrenilebilir bir disiplin olan kriz yönetimi, beraberinde iletişimi, stratejik ve operasyonel unsurları bir araya getiren, entegre bir uygulama niteliği taşıyor.
Krizde olan, kriz arifesinde duran ya da kriz riski taşıyan biriyseniz, öncelikle kaçmak, saklanmak, yok saymak ve görmezden gelmek gibi kelimeleri lugatınızdan silmeniz gerekiyor. Çünkü kriz yönetiminin temelini, sorunun üzerine giderek doğru anda tetiği çekmek oluşturuyor.
Kriz yönetiminde krizi aşmak için kullanılan ve bu yazı dizisinde de yakında konu edilecek pek çok profesyonel yönetim ve iletişim tekniği bulunuyor. Ancak söz konusu teknikler hakkında bilgi sahibi olmadan önce, bazı basit adımları aklınıza kazıyarak, her türlü krizi aşabileceğinize inanmanız gerek:
• Kriz öncesinde ve sırasında moralinizi yüksek tutun.
• Bu dönemde sizinle birlikte olacak savaş arkadaşlarınızı iyi seçin.
• Gerçek likidite yaratmak için çalışın.
• Mümkün olduğu kadar zaman kazanın. Ancak sorunlarınızı ertelemeyin.
• Krizi ensenizde hissediyorsanız masraflarınızı kısmaya başlayın.
• İşten çıkarmayı ya da reklam yatırımlarınızı durdurmayı masraflarınızı kısmak ile karıştırmayın.
• Şirketiniz için bir “Yenileme ve İlerleme” planı geliştirin.
• Planınızı hemen uygulamaya koyun. Asla gecikmeyin.
###
Tweet
Kriz yönetimi ve iletişimi I: Kriz geçirmek
KURUMSALHABERLER , 26.09.2008 -- Kriz uzmanı Hitay Baran’a göre, işletme yönetimi açısından krizin genel kabul görecek bir tanımını yapmak oldukça zor. İşletmecilik literatüründe endişe, stres, felaket, panik gibi farklı kavramların kriz yerine kullanılması, kapsamlı bir tanım yapabilmeyi daha da zorlaştırıyor.Teorik olarak kriz, beklenmeyen ve önceden sezilmeyen, acele cevap verilmesi gereken, örgütün önleme ve uyum mekanizmalarını yetersiz hale getirerek, mevcut değerlerini, amaç ve varsayımlarını tehdit eden gerilim durumu olarak ifade edilebilir.
Kriz kavramının özellikleri
Kriz dönemini en az etkiyle aşabilmek için, kavramın teorik içeriğinin yanında, doğasını da yakından tanımak gerekir. Buna göre;
• Kriz örgütün üst düzey hedeflerini hatta varlığını tehdit eden bir dönemdir.
• Krizde örgütün tehlikeleri öngörme ve önleme mekanizmaları yetersiz kalır.
• Krizde olan bir işletme, zaman baskısı altında ezilir.
• Kriz dönemlerinde yöneticiler ve patronlar gerilim içindedir.
• İşletmeye korku ve panik hakimdir.
• Firmanın imajı, insan kaynakları, finans yapısı ya da doğal kaynakları krizin farklı tehditleriyle karşı karşıyadır.
Krizin sebepleri ve safhaları
Krizin ortaya çıkmasında ve şiddetlenmesinde işletmenin iç ve dış çevre faktörlerinin etkileşimi önemli rol oynar. Ortaya çıkış nedeni ne olursa olsun (finansal ya da çevresel problemler, el değiştirmeler, yoğun dedikodular, grev, yasal değişimler, doğal afetler, iflas, bilgi sistemlerindeki bozukluk, hizmet aksaklıkları, ortaklık sorunları vb.) her kriz bir süreçtir; belli safhaları içerir.
“Körlük” olarak adlandırılan krizin ilk safhası, işletmenin dış çevrede meydana gelen değişme ve gelişmelerden haberdar olmaması ya da teşhiste yetersiz kalmasıyla başlar. Körlük aşamasını harekete geçmeme/geçememe izler. Bu dönemde şirket, başarısının düşmesine veya bozulmasına rağmen sorunu giderecek herhangi bir harekette bulunamaz. Beklenmedik bir olayla karşılaşan işletme, rutin faaliyetlerinin dışına çıkmaz ve yeni faaliyetlere yönelme ihtiyacı hissetmez.
Yanlış kararlar ve faaliyetler, krizin en can alıcı noktası olan son aşamasını oluşturur. Analiz körlüğü yaşayan ve doğru zamanda doğru hareketi gerçekleştiremeyen işletme, kriz gün ışığına çıktığında panikleyerek yanlış kararlar verir. Hatalı uygulamalara yönelir. Böylelikle şirket kendi sonunu hazırlar.
Bazen bir işletmenin sözü edilen üç safhayı yaşamadan beklenmedik bir şekilde krizin en yoğun anıyla karşı karşıya kalması mümkündür. İşte bu noktada, krizin işletmeye vereceği zarar, şirketin kurumsal yapısına ve önceden planlanmış kriz yönetimi kurgusuna bağlıdır.
Kriz yönetilebilir mi?
Eğer bir krizin yaklaştığını hissediyor ya da daha kötüsü kriz yaşadığınızı düşünüyorsanız, paniğe kapılmayın. Çünkü yukarıdaki sorunun, bilimsel olarak kanıtlanmış bir cevabı var: Evet. Boyutu ne olursa olsun, her kriz yönetilebilir.
Krizlerle iç içe yaşayan bir ülke olan Türkiye’de, aslında her iş sahibinin, girişimcinin, yatırımcının ya da profesyonel yöneticinin kriz yönetimi kavramına aşina olması gerekiyor.
Öğrenilebilir bir disiplin olan kriz yönetimi, beraberinde iletişimi, stratejik ve operasyonel unsurları bir araya getiren, entegre bir uygulama niteliği taşıyor.
Krizde olan, kriz arifesinde duran ya da kriz riski taşıyan biriyseniz, öncelikle kaçmak, saklanmak, yok saymak ve görmezden gelmek gibi kelimeleri lugatınızdan silmeniz gerekiyor. Çünkü kriz yönetiminin temelini, sorunun üzerine giderek doğru anda tetiği çekmek oluşturuyor.
Kriz yönetiminde krizi aşmak için kullanılan ve bu yazı dizisinde de yakında konu edilecek pek çok profesyonel yönetim ve iletişim tekniği bulunuyor. Ancak söz konusu teknikler hakkında bilgi sahibi olmadan önce, bazı basit adımları aklınıza kazıyarak, her türlü krizi aşabileceğinize inanmanız gerek:
• Kriz öncesinde ve sırasında moralinizi yüksek tutun.
• Bu dönemde sizinle birlikte olacak savaş arkadaşlarınızı iyi seçin.
• Gerçek likidite yaratmak için çalışın.
• Mümkün olduğu kadar zaman kazanın. Ancak sorunlarınızı ertelemeyin.
• Krizi ensenizde hissediyorsanız masraflarınızı kısmaya başlayın.
• İşten çıkarmayı ya da reklam yatırımlarınızı durdurmayı masraflarınızı kısmak ile karıştırmayın.
• Şirketiniz için bir “Yenileme ve İlerleme” planı geliştirin.
• Planınızı hemen uygulamaya koyun. Asla gecikmeyin.
###
Tweet
ekonomi provokatör yazı dizisi kriz yönetimi ve iletişimi ekonomik kriz
Diğer basın bültenleri
Tehdit II: Krizin doğru bilinen yanlışları
Tehdit I: Kime göre ve nasıl bir teğet?
Provokatör’den tedirgin edici yeni bir yazı dizisi: Tehdit
Anormal pazarlama vakaları V: Akram İmitenöy
Anormal pazarlama vakaları IV: 6 derece teoremi
Tehdit I: Kime göre ve nasıl bir teğet?
Provokatör’den tedirgin edici yeni bir yazı dizisi: Tehdit
Anormal pazarlama vakaları V: Akram İmitenöy
Anormal pazarlama vakaları IV: 6 derece teoremi
Gönderen Ajans
PROVOKATÖREKLİ DOSYALAR
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.



