Provokatör Basın Bülteni
“En iyi para gıdadan kazanılır!”
Neden?
Çünkü Türkiye genç ve kalabalık bir nüfusa sahip bir ülke. Ülke nüfusunun büyüme hızı, dünyanın neredeyse tamamından daha yüksek.
İşte bu nedenle, genel kanıya göre Türkiye’de gıda tüketimi asla azalmaz. Gıda sektörü, üstelik gıda perakendeciliği ve restoran işletmeciliği de dahil tüm yan açılımlarıyla kriz dönemlerinden en az etkilenen endüstrilerin başında gelir. Diğer yandan konuşulanlara göre gıdada karlar yüksektir. Yüksek karlılık, kitlesel tüketim ile buluşunca, ortaya altın bir oran çıkar.
Buraya kadar anlatılanlar teoride doğru olabilir. Ancak işin pratiğinde, yargıyı doğrulayabilmek için metodik bir analiz yapıp, kriz anı tüketim eğilimlerini değerlendirmek ve sonrası hakkında rasyonel öngörülerde bulunmak gerekiyor.
PROVOKATÖR’ün stratejik işbirlikçisi Basın Reklam Platformu’nun Nielsen Omnibus aracılığı ile Türkiye genelini temsil eden 1200 kişi üzerinde gerçekleştirdiği güncel araştırmanın sonuçları, piyasanın genel kanısının çok da gerçekçi olmadığını gösteriyor.
Anketin sonuçlarına göre, son 6 ayda en çok azalan kişisel harcamalarda “Dışarıda yemek yeme” %64 ile ikinci sırada. Bu veri, krizin restoran işletmeciliğine doğrudan bir darbe vurduğunu kanıtlıyor.
Tüketicinin kriz ile birlikte değişen tüketim alışkanlıkları dikkatle incelendiğinde, farklılaşan harcama şekillerinin neredeyse tamamının gıda sektörü ile ilgili olduğu gözüküyor:
• Market harcaması için ayırdığım bütçe azaldı. %77.6
• Üretici firmaların daha ucuz markalarını almaya başladım. %69.3
• Alışverişlerimi daha ucuz ürünler sunan marketlere kaydırdım. %69.1
• Daha ucuz olan market markalı ürünlerden daha fazla almaya başladım. %64.7
• Küçük gramajlı ürünler tercih etmeye başladım. %61.7
• Açık pazarlardan daha fazla alışveriş etmeye başladım. %60.5
• Toptan alışveriş yerine, ürünleri tek tek alıyorum. %57.7
• Ambalajlı ürünler yerine kiloyla açık ürün almaya başladım. %55.7
Aslında durum gün gibi ortada. Açıkça, kriz gıda sektörüne uğramaz mantığının aslı astarı yok. Kriz, ekonominin tüm iş dallarına yaptığı gibi, gıda endüstrisinin de üzerinden geçti ve gitti. Belki de gidiyor demek daha doğru.
Satış ve pazarlama konusunda bilimsel bir uzmanlığı bulunan fikir şirketi PROVOKATÖR’e göre kötü günler tamamen geride kaldığında, tüketim alışkanları pat diye eski haline dönmeyecek. Aksine, yukarıda listelenmiş alışkanlıkların pek çoğu kalıcı hale gelecek. Dolayısıyla gıda şirketlerinin, beraberinde ulusal markaların yeni pazar şartlarına hazırlıklı olmaları gerekiyor.
Bugüne kadar pek çok hızlı tüketim gıda markasına, beraberinde market zincirlerine reklam ve tanıtım servisi sunmuş PROVOKATÖR, krizin etkilerini aşmak için çabalayan endüstrinin tamamına 3 maddelik bir başlangıç vizyonu öneriyor:
1. Artık karşınızda daha akıllı alışveriş eden bir müşteri profili var. Bu kitleyi etkileyebilmek için eski alışkanlıklarınızı bir kenara koyup, siz de en az onlar kadar akıllı hareket edin. Yeni satış yöntemleri keşfedin.
2. Kriz sonrası tüketim arenasında, daha sık fiyat karşılaştırması yapan bir müşteri kitlesi ile yüzyüze geleceksiniz. Bu nedenle fiyat politikalarınızda yeni ve farklı paketlemeler kullanın. Bu durumu rakibe endeksli hareket etmek ile karıştırmayın.
3. Kriz sonrası alışveriş çağı, “değer”in peşinden gidilecek bir dönem olacak. Siz de pazarlama karmanızı değerine alışveriş felsefesi ile yeniden şekillendirmeye hazır olun.
Geride kalan zorlu bir kaç yıla bakıldığında, teoride karlı ve kitleselleşme imkanı yüksek bir sektör olsa da, gıda endüstrisinin pek çok başarısızlık hikayesine şahit olduğu ortada.
Bugün, bir dönem piyasada olan 781 alkolsüz içecek markasının %52’si, 647 çikolata markasının %35’i ve 448 hazır kahve markasının %31’i hayatta değil. Bu listeyi daha da uzatmak mümkün.
Ancak lafı daha fazla uzatmanın bir alemi yok. Kriz bitti bitiyor. Her sektörde olduğu gibi gıdada da yeni bir dönem başlıyor. Siz de bu dönemde güçlenerek ayakta kalmak ve kazancınızı artırmak istiyorsanız, bir an önce yenilenin!
Kendi alanında uzman profesyonel oluşumlar ile markanıza yeni bir çehre kazandırın.
Afiyet olsun.
Detaylı bilgi için:
krizsonrasi@provokator.com
###
Tweet
Kriz sonrası halleri III: Gıda sektörü
KURUMSALHABERLER , 05.10.2009 -- Türkiye iş piyasasında hep konuşulan, hatta belki hayatınızın bir noktasında sizin tarafınızdan bile dile getirilmiş olma ihtimali yüksek, genelgeçer bir söz var:“En iyi para gıdadan kazanılır!”
Neden?
Çünkü Türkiye genç ve kalabalık bir nüfusa sahip bir ülke. Ülke nüfusunun büyüme hızı, dünyanın neredeyse tamamından daha yüksek.
İşte bu nedenle, genel kanıya göre Türkiye’de gıda tüketimi asla azalmaz. Gıda sektörü, üstelik gıda perakendeciliği ve restoran işletmeciliği de dahil tüm yan açılımlarıyla kriz dönemlerinden en az etkilenen endüstrilerin başında gelir. Diğer yandan konuşulanlara göre gıdada karlar yüksektir. Yüksek karlılık, kitlesel tüketim ile buluşunca, ortaya altın bir oran çıkar.
Buraya kadar anlatılanlar teoride doğru olabilir. Ancak işin pratiğinde, yargıyı doğrulayabilmek için metodik bir analiz yapıp, kriz anı tüketim eğilimlerini değerlendirmek ve sonrası hakkında rasyonel öngörülerde bulunmak gerekiyor.
PROVOKATÖR’ün stratejik işbirlikçisi Basın Reklam Platformu’nun Nielsen Omnibus aracılığı ile Türkiye genelini temsil eden 1200 kişi üzerinde gerçekleştirdiği güncel araştırmanın sonuçları, piyasanın genel kanısının çok da gerçekçi olmadığını gösteriyor.
Anketin sonuçlarına göre, son 6 ayda en çok azalan kişisel harcamalarda “Dışarıda yemek yeme” %64 ile ikinci sırada. Bu veri, krizin restoran işletmeciliğine doğrudan bir darbe vurduğunu kanıtlıyor.
Tüketicinin kriz ile birlikte değişen tüketim alışkanlıkları dikkatle incelendiğinde, farklılaşan harcama şekillerinin neredeyse tamamının gıda sektörü ile ilgili olduğu gözüküyor:
• Market harcaması için ayırdığım bütçe azaldı. %77.6
• Üretici firmaların daha ucuz markalarını almaya başladım. %69.3
• Alışverişlerimi daha ucuz ürünler sunan marketlere kaydırdım. %69.1
• Daha ucuz olan market markalı ürünlerden daha fazla almaya başladım. %64.7
• Küçük gramajlı ürünler tercih etmeye başladım. %61.7
• Açık pazarlardan daha fazla alışveriş etmeye başladım. %60.5
• Toptan alışveriş yerine, ürünleri tek tek alıyorum. %57.7
• Ambalajlı ürünler yerine kiloyla açık ürün almaya başladım. %55.7
Aslında durum gün gibi ortada. Açıkça, kriz gıda sektörüne uğramaz mantığının aslı astarı yok. Kriz, ekonominin tüm iş dallarına yaptığı gibi, gıda endüstrisinin de üzerinden geçti ve gitti. Belki de gidiyor demek daha doğru.
Satış ve pazarlama konusunda bilimsel bir uzmanlığı bulunan fikir şirketi PROVOKATÖR’e göre kötü günler tamamen geride kaldığında, tüketim alışkanları pat diye eski haline dönmeyecek. Aksine, yukarıda listelenmiş alışkanlıkların pek çoğu kalıcı hale gelecek. Dolayısıyla gıda şirketlerinin, beraberinde ulusal markaların yeni pazar şartlarına hazırlıklı olmaları gerekiyor.
Bugüne kadar pek çok hızlı tüketim gıda markasına, beraberinde market zincirlerine reklam ve tanıtım servisi sunmuş PROVOKATÖR, krizin etkilerini aşmak için çabalayan endüstrinin tamamına 3 maddelik bir başlangıç vizyonu öneriyor:
1. Artık karşınızda daha akıllı alışveriş eden bir müşteri profili var. Bu kitleyi etkileyebilmek için eski alışkanlıklarınızı bir kenara koyup, siz de en az onlar kadar akıllı hareket edin. Yeni satış yöntemleri keşfedin.
2. Kriz sonrası tüketim arenasında, daha sık fiyat karşılaştırması yapan bir müşteri kitlesi ile yüzyüze geleceksiniz. Bu nedenle fiyat politikalarınızda yeni ve farklı paketlemeler kullanın. Bu durumu rakibe endeksli hareket etmek ile karıştırmayın.
3. Kriz sonrası alışveriş çağı, “değer”in peşinden gidilecek bir dönem olacak. Siz de pazarlama karmanızı değerine alışveriş felsefesi ile yeniden şekillendirmeye hazır olun.
Geride kalan zorlu bir kaç yıla bakıldığında, teoride karlı ve kitleselleşme imkanı yüksek bir sektör olsa da, gıda endüstrisinin pek çok başarısızlık hikayesine şahit olduğu ortada.
Bugün, bir dönem piyasada olan 781 alkolsüz içecek markasının %52’si, 647 çikolata markasının %35’i ve 448 hazır kahve markasının %31’i hayatta değil. Bu listeyi daha da uzatmak mümkün.
Ancak lafı daha fazla uzatmanın bir alemi yok. Kriz bitti bitiyor. Her sektörde olduğu gibi gıdada da yeni bir dönem başlıyor. Siz de bu dönemde güçlenerek ayakta kalmak ve kazancınızı artırmak istiyorsanız, bir an önce yenilenin!
Kendi alanında uzman profesyonel oluşumlar ile markanıza yeni bir çehre kazandırın.
Afiyet olsun.
Detaylı bilgi için:
krizsonrasi@provokator.com
###
Tweet
satış pazarlama provokatör reklam gıda sektörü gıda tüketimi ajans kriz
Diğer basın bültenleri
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.


