Provokatör Basın Bülteni
İnşaat sektörünün bir yılı aşkın süredir içinde bulunduğu durum, piyasanın genel yargısını kanıtlar nitelikte. Uzmanlar krizin kapıda olduğunu, konut ve otomobil satışlarındaki gerilemeden anlamışlardı. Sonrasında da kriz, en ağır darbeyi bu sektörlere vurdu.
Rakamlarla konuşmak gerekirse Türkiye’nin dört büyük ili olan İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir’de markalı gayrimenkul sektöründe Haziran 2007’den beri ciddi bir durgunluk yaşanıyor.
İstanbul’da Haziran 2007 tarihinde 1.363 TL olan ortalama metrekare satış fiyatı, Nisan 2009 itibariyle 1.156 TL’ye gerilemiş durumda. Bu rakam %15.17’lik bir düşüşü ifade ediyor. Ankara’da gerileme oranı %18.56 iken, Bursa’da %18.15’i buluyor.
Fiyat düşüşlerinin en ciddi seviyelerde yaşandığı bölge İstanbul Avrupa Yakası. Bu büyük düşüşte en büyük pay %24 ile Bahçeşehir bölgesine ait.
Gerileme sadece fiyatlarda değil. Bugün İstanbul Avrupa Yakası’nda 286, Anadolu Yakası’nda ise 266 markalı konut projesi bulunuyor. Toplam 254.696 konutluk bu proje bütününün satışları düşmüş, pek çoğunun inşaatı yavaşlamış ve teslim tarihi ertelenmiş durumda.
Sektörün kriz ile mücadele şekli incelendiğinde, inşaat ve yapı şirketlerinin geleneksel satış teşvik unsurlarına hücum ettikleri gözleniyor: Bankalarla yeni işbirlikleri, peşin ödemede %10-30 arasında değişen indirimler, daha uygun kredi faiz oranları, artan taksitli ödeme imkanları, peşinatsız satış ya da peşinat atlatma...
Kampanyalı satış başlığı ile özetlenen bu yöntemlerin beklenen sonucu verdiğini söylemek güç. Bu noktada gayrimenkul şirketlerine iki önemli unsuru hatırlatmakta fayda var:
1. Gayrimenkulde proje satma devri çoktan geride kaldı. Devir yaşam stili satma devri.
2. İndirim ya da promosyon, dönemsel olarak doğru çözümler gibi gözükse de, herkesin aynı çözümü denediği bir dönemde, bunlar satış yapmak için yeterli değil.
Türkiye’nin 10 farklı ilinde gayrimenkul markalaması projesi geliştirmiş, endüstrinin tüm alt disiplinlerinde (Konut, alışveriş merkezi, ofis ve endüstriyel gayrimenkul) reklam ve tanıtım kampanyaları hazırlamış bir fikir şirketi olan PROVOKATÖR, krizin ilk gününden beri aynı şeyi söylüyor: Krizden çıkmanın yolu indirim ya da benzeri promosyonlardan geçmez. Bunlar bir marka için sadece günü kurtaran aktivitelerdir.
Krizde pazarlama yapabilmek için, pazarın kırılımlarını dikkate almak, değişen tüketim eğilimlerini doğru analiz etmek, beraberinde ürün yapılarında değişime gitmek hatta gerekiyorsa döneme özgü yeni ürünler yaratmak gerekir.
Bu doğrultuda tüm işletmeler iş ve iletişim hedeflerini gözden geçirmeli, satış ve pazarlama hedeflerini yenilemeli, stratejisini dönemin ihtiyaçları doğrultusunda güncellemeli ve ayakta kalmak için yenilikçi tanıtım fikirleri geliştirmelidir.
Köklü gayrimenkul firmalarından bazıları, üst paragraflarda özetlenen doğru hareket stratejisiyle bu zorlu dönemi en az hasarla hatta kimi zaman kazançlı olarak kapamayı bildi. Ancak diğerleri için bunu söylemek güç.
PROVOKATÖR’ün analizine göre 2010 güçlü inşaat firmalarının daha da güçlenecekleri bir dönem olacak. Bu dönemde yarım kalan inşaatların el değiştirmesi, krizi atlatamayan firmaların ise tasfiye edilmesi bekleniyor.
Sektörde “nerede ne yaparsam satar” mantığının mazi olduğu yeni bir dönem başlıyor. PROVOKATÖR, konut fiyatlarında durgunluk ile başlayan düzeltme hareketinin yeni dönemde de süreceğini öngörüyor.
Satın alma eğilimleri gözden geçirildiğinde, 2010 yılında yatırım amaçlı satın almaların yerini ihtiyaç odaklı ev alımlarına bırakacağı tahmin ediliyor. İşte bu nedenle doğru ihtiyaç analiziyle, sonuç odaklı projeler üreten ve bu projeleri hedefe uygun bir şekilde paketleyen markaların başarıya ulaşacakları açık.
Piyasanın ortak kanaati, sektörün 2010 ortalarından itibaren hareketleneceği yönünde.
Bu doğrultuda Türkiye, konut satın alımlarında, her yönü ile yeni bir başlangıcın arifesinde.
Markalı gayrimenkul kavramına hala yabancı olan inşaat şirketlerinin, bu yeni dönemi nasıl karşılayacaklarını hep beraber göreceğiz.
Detaylı bilgi için:
krizsonrasi@provokator.com
###
Tweet
Kriz sonrası halleri I: Konut Sektörü
KURUMSALHABERLER , 24.09.2009 -- Türkiye’de reel piyasada genelgeçer bir söylem var: Ekonomiyi inşaat ve otomotiv sektörleri döndürür. Eğer bu sektörlerde işler iyi gitmiyorsa, genel bir sıkıntı kapıda demektir.İnşaat sektörünün bir yılı aşkın süredir içinde bulunduğu durum, piyasanın genel yargısını kanıtlar nitelikte. Uzmanlar krizin kapıda olduğunu, konut ve otomobil satışlarındaki gerilemeden anlamışlardı. Sonrasında da kriz, en ağır darbeyi bu sektörlere vurdu.
Rakamlarla konuşmak gerekirse Türkiye’nin dört büyük ili olan İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir’de markalı gayrimenkul sektöründe Haziran 2007’den beri ciddi bir durgunluk yaşanıyor.
İstanbul’da Haziran 2007 tarihinde 1.363 TL olan ortalama metrekare satış fiyatı, Nisan 2009 itibariyle 1.156 TL’ye gerilemiş durumda. Bu rakam %15.17’lik bir düşüşü ifade ediyor. Ankara’da gerileme oranı %18.56 iken, Bursa’da %18.15’i buluyor.
Fiyat düşüşlerinin en ciddi seviyelerde yaşandığı bölge İstanbul Avrupa Yakası. Bu büyük düşüşte en büyük pay %24 ile Bahçeşehir bölgesine ait.
Gerileme sadece fiyatlarda değil. Bugün İstanbul Avrupa Yakası’nda 286, Anadolu Yakası’nda ise 266 markalı konut projesi bulunuyor. Toplam 254.696 konutluk bu proje bütününün satışları düşmüş, pek çoğunun inşaatı yavaşlamış ve teslim tarihi ertelenmiş durumda.
Sektörün kriz ile mücadele şekli incelendiğinde, inşaat ve yapı şirketlerinin geleneksel satış teşvik unsurlarına hücum ettikleri gözleniyor: Bankalarla yeni işbirlikleri, peşin ödemede %10-30 arasında değişen indirimler, daha uygun kredi faiz oranları, artan taksitli ödeme imkanları, peşinatsız satış ya da peşinat atlatma...
Kampanyalı satış başlığı ile özetlenen bu yöntemlerin beklenen sonucu verdiğini söylemek güç. Bu noktada gayrimenkul şirketlerine iki önemli unsuru hatırlatmakta fayda var:
1. Gayrimenkulde proje satma devri çoktan geride kaldı. Devir yaşam stili satma devri.
2. İndirim ya da promosyon, dönemsel olarak doğru çözümler gibi gözükse de, herkesin aynı çözümü denediği bir dönemde, bunlar satış yapmak için yeterli değil.
Türkiye’nin 10 farklı ilinde gayrimenkul markalaması projesi geliştirmiş, endüstrinin tüm alt disiplinlerinde (Konut, alışveriş merkezi, ofis ve endüstriyel gayrimenkul) reklam ve tanıtım kampanyaları hazırlamış bir fikir şirketi olan PROVOKATÖR, krizin ilk gününden beri aynı şeyi söylüyor: Krizden çıkmanın yolu indirim ya da benzeri promosyonlardan geçmez. Bunlar bir marka için sadece günü kurtaran aktivitelerdir.
Krizde pazarlama yapabilmek için, pazarın kırılımlarını dikkate almak, değişen tüketim eğilimlerini doğru analiz etmek, beraberinde ürün yapılarında değişime gitmek hatta gerekiyorsa döneme özgü yeni ürünler yaratmak gerekir.
Bu doğrultuda tüm işletmeler iş ve iletişim hedeflerini gözden geçirmeli, satış ve pazarlama hedeflerini yenilemeli, stratejisini dönemin ihtiyaçları doğrultusunda güncellemeli ve ayakta kalmak için yenilikçi tanıtım fikirleri geliştirmelidir.
Köklü gayrimenkul firmalarından bazıları, üst paragraflarda özetlenen doğru hareket stratejisiyle bu zorlu dönemi en az hasarla hatta kimi zaman kazançlı olarak kapamayı bildi. Ancak diğerleri için bunu söylemek güç.
PROVOKATÖR’ün analizine göre 2010 güçlü inşaat firmalarının daha da güçlenecekleri bir dönem olacak. Bu dönemde yarım kalan inşaatların el değiştirmesi, krizi atlatamayan firmaların ise tasfiye edilmesi bekleniyor.
Sektörde “nerede ne yaparsam satar” mantığının mazi olduğu yeni bir dönem başlıyor. PROVOKATÖR, konut fiyatlarında durgunluk ile başlayan düzeltme hareketinin yeni dönemde de süreceğini öngörüyor.
Satın alma eğilimleri gözden geçirildiğinde, 2010 yılında yatırım amaçlı satın almaların yerini ihtiyaç odaklı ev alımlarına bırakacağı tahmin ediliyor. İşte bu nedenle doğru ihtiyaç analiziyle, sonuç odaklı projeler üreten ve bu projeleri hedefe uygun bir şekilde paketleyen markaların başarıya ulaşacakları açık.
Piyasanın ortak kanaati, sektörün 2010 ortalarından itibaren hareketleneceği yönünde.
Bu doğrultuda Türkiye, konut satın alımlarında, her yönü ile yeni bir başlangıcın arifesinde.
Markalı gayrimenkul kavramına hala yabancı olan inşaat şirketlerinin, bu yeni dönemi nasıl karşılayacaklarını hep beraber göreceğiz.
Detaylı bilgi için:
krizsonrasi@provokator.com
###
Tweet
provokatör reklam marka gayrimenkul stratejik planlama kriz sonrası konut sektörü ajans kriz
Diğer basın bültenleri
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.


