Provokatör Basın Bülteni

Kriz sonrası halleri IV: Finans Sektörü

KURUMSALHABERLER , 02.11.2009 -- Aslında bu konuya adı üzerinde diyerek başlamak ve mantık dersine giriş tadında bir açılış yapmak gerekiyor: Dünya, yakın bir süre önce tarihinin en büyük finansal krizlerinden birini yaşadı. Kriz finansal olunca, bu kaotik durum dünyanın geri kalanından önce finans sektörünü darmadağın etti.

Bu önerme basit ve eksik bir düz mantığın eseri olabilir. Ancak mantığın sonucu, mevcut durumdan çok da uzak değil.

Yaşanan son kriz, dünya ekonomisine hatta daha da ürkütücü bir ifade ile global kapitalist düzene, insanlık tarihinin en ciddi darboğazlarından birini yaşattı. Amerika, Avrupa, Çin ve Rusya gibi dev ekonomiler krize boyun eğdi. Uluslararası arenada yıkılmaz denilen kaleler, devlet büyüklüğündeki şirketler yıkıldı. Özel finans sektörünün önemli bir kısmı, ironik bir şekilde devletleştirildi.

Suların durulduğu bugünlerde, global ekonomi kendine yeni bir yön ve genleşme modeli arıyor. İşte tam da bu noktada, ekonominin yeniden yapılandırılmasının finans sektörü ile başlayacağı konusunda herkes hemfikir.

Kıtalararası finansal danışmanlık şirketlerinden biri olan Deloitte’un bankacılık bölümü başkanı Don Ogilvie bu mevcut durumu şöyle özetliyor: “Global finansal sistemi, dramatik bir transformasyonun içinde. Kompleks yapıya sahip finansal ürünlerin ve yatırım fonlarının sonu geldi. Yeni finansal düzen, daha farklı stratejiler ve iş modelleri üreterek, kaybettiği prestiji geri kazanmak zorunda! Henüz bu yolun başında olsak da, yakın gelecekte daha şeffaf ve basit; standartlara ve kurallı düzene sahip bir finansal yapıdan söz edebiliriz.”

Uluslararası fonlar ile entegre bankalara, global sigorta kuruluşlarına ve menkul değerler firmalarına reklam ve tanıtım servisi sunan PROVOKATÖR, kriz ile birlikte başkalaşan finansal sektörün özüne, Ogilvie’nin şeffaflık, basitlik ve düzen ilkelerinin yanında, insan odaklı değerler olan sıcaklık, samimiyet ve güven prensiplerini de yerleştiriyor.

PROVOKATÖR, üyesi olduğu Lizbon merkezli European Marketing Academy’nin de katkılarıyla, finansal piyasalardaki insan odaklı değişimi şöyle özetliyor:

  • Ekonomik kriz öncesi bir finans kuruluşunu güçlü kılan, o kuruluşun maddi yetisi ve verileriydi. Bugün ise yatırımcıların birinci önceliği, parasını emanet ettiği finansal kuruluşun kendisine verdiği önem.

  • Yeni düzende bireyler, samimiyetine güvenebilecekleri finansal kuruluşlar arıyor.

  • En büyük şirketlerin bile bir kaç haftada yıkılabileceğini gören pek çok yatırımcı, devasa yapılar yerine daha küçük ve kompakt ancak sıcak ve samimi oluşumları tercih ediyor.

  • Yeni dönemde global finansal sektörünün, kartlarını açık oynaması ve müşteri merkezli şeffaflıktan vazgeçmemesi gerekiyor.

  • Finansal kuruluşların zedelenen güven endeksini toparlamak için insan odaklı, daha samimi ve yaratıcı iletişim modelleri kullanması, gençlerden daha doğru bir şekilde yararlanması ve alternatif tanıtım yöntemlerine yer vermesi bekleniyor.

  • Bireylerin daha düşük riskli ve güvenilir yatırım araçlarına yöneldiği bu yeni dönemde, kısa vadeli ve yüksek beklentili ürünler yerine uzun vadeli, düşük getirili olsa da garantili ürünlere odaklanan kuruluşların kazançlı çıkacağı öngörülüyor.

  • Bu noktada pek çok kuruluşun ürün portföyünü gözden geçirmesi ve değişen beklentilere göre güncellemesi gerekiyor.

  • Finansta ben ve sen devri kapanıyor. “Biz” merkezli, yeni bir dönem başlıyor.


  • Şimdi bu yazıyı okumaya bir dakika ara verin ve son zamanlarda izlediğiniz banka reklamlarını aklınıza getirin. Kuruluşların genel söylem tonunu, ana sloganlarını, son zamanlarda hangi ürünleri ön plana çıkardıklarını, hatta ne sıklıkta reklam verdiklerini düşünün. Bu dev şirketlere alıcı gözle bakın.

    Televizyonda, açık havada, gazetede, dergide, radyoda ya da internette gördüğünüz, duyduğunuz ya da okuduğunuz mesajlar, yukarıdaki liste ile ne kadar örtüşüyor, karar verin ve yazının son sözlerini siz söyleyin.

    Orta halli bir bankanın yaklaşık olarak bir milyon müşterisi var. Yani siz iyi ihtimalle, bir banka için bir milyonda birsiniz.

    Ancak unutmayın, bu yeni dönemde patron sizsiniz.

    Detaylı bilgi için:
    krizsonrasi@provokator.com
    ###



    pazarlama bankacılık reklam kriz finans sektörü


    Diğer basın bültenleri

    Tehdit II: Krizin doğru bilinen yanlışları
    Tehdit I: Kime göre ve nasıl bir teğet?
    Provokatör’den tedirgin edici yeni bir yazı dizisi: Tehdit
    Anormal pazarlama vakaları V: Akram İmitenöy
    Anormal pazarlama vakaları IV: 6 derece teoremi
    Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English

    Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.