Provokatör Basın Bülteni
Obama kesinlikle bir internet çağı siyasetçisi. O güne kadar hiç oy kullanmamış apolitik kesmi de dahil, genç nüfusu birincil hedef kitle olarak seçen Obama, internetin yeni jenarasyonun hayatındaki önemini herkesten önce kavradı.
Elbette diğer başkan adayları da seçim kampanyalarında internet mecrasına fazlasıyla yer verdiler. Ancak Obama’nın farkı, internetin kullanım şeklindeydi. Diğer adaylar, neti katalog ve broşür gibi tanıtım amaçlı kullanırken, Obama bu özel kanal aracılığı ile hedef kitlesiyle kişiselleştirilmiş bir iletişim kurdu.
İnternet sayesinde, üstelik 5, 10 ve 20 dolar gibi katılımlarla siyaset tarihinin en büyük bağışını topladı; rakiplerini uzaktan kontrol altına aldı; farklı saldırılara seviyeli cevaplar verdi; gençleri ikna etti, örgütledi ve 10 milyonu aşkın kişiden oluşan gelmiş geçmiş en büyük gönüllü ordusunu kurdu.
Obama’nın internet aracılığı ile yazdığı başarı hikayesinin modern pazarlamada pek çok farklı adı var: Turbo iletişim, viral pazarlama, e-pazarlama ya da sosyal ağlarla pazarlama...
Adı ne olursa olsun bugünün internet iletişimi, internetin ilk çıktığı günlerde olduğu gibi tek yönlü bir bilgi akışı değil. Yani bir başka deyişle bir işletme, marka, ürün, organizasyon ya da kişi için interneti klasik mecralarda olduğu gibi bilgi vermek ve tanıtmak amaçlı kullanmak amaca ulaşmak için yeterli değil. Çünkü “Web 1.0” olarak adlandırılan bu dönem geride kaldı. İnternette marka ve hedef kitle arasında içeriğin ve mesajın birlikte oluşturulduğu yeni bir dönem başladı. Uzmanlar bu yeni periyoda “Web 2.0” ismini veriyor.
İşte bu doğrultuda Obama, sadece Web değil, aynı zamanda bir Web 2.0 ustası.
Öyle ki Obama’nın siyasi manifestosu bile, internet üzerinden 250.000 kişinin bir araya gelmesi ve yorumlarıyla son şeklini aldı. Yani bir başka deyişle Barack Obama, politik stratejisini ve vaadlerini, halkın istek ve beklentileri doğrultusunda, sürece halkı da katarak oluşturdu.
Bu ayrıcalıklı yöntem Obama’nın Web 2.0 adına yaptığı özel aksiyonlardan sadece biri... Obama’yı bu konuda ayrıksı kılan diğer operasyonlardan bazıları şöyle sıralanıyor:
• Kampanya ekibi, Obama adaylığını ilan etmeden önce Amerikan bayrağının renklerinden oluşan ve doğan bir güneşi simgeleyen bir Obama logosu tasarlamışlar, beraberinde de www.barackobama.com isimli bir internet sitesini hazırlayarak yayına açmışlardı.
• Obama’nın 10 Şubat 2007 tarihinde aday adaylığını açıklarken yaptığı konuşma o kadar etkili oldu ki, o gün 4.5 milyon kişi Obama’nın internet sitesini ziyaret etti. Site bu trafiği kaldıramadığı için çöktü.
• Bunun üzerine kampanya ekibi, viral pazarlama işinin başına Facebook’un ikinci adamı olarak bilinen (hatta kimilerine göre gerçek yaratıcısıdır) Chris Hughes’ü getirdi. Hughes özel bir takım oluşturarak, Obama’nın sitesini yeniden tasarlamaya başladı.
• Site 1.5 ay gibi bir sürede yenilendi. Siteye video ve paylaşım fonksiyonları, bağış modülü gibi pek çok yeni nitelik eklendi.
• Yeni site kullanıcı dostu bir portaldı. Siteye üye olanlar kendi sayfalarını oluşturabiliyor ve güncelleyebiliyor bir başka deyişle paylaşımlı olarak Obama’yı kendilerine göre yorumlayabiliyorlardı. (Web 2.0 mantığının ilk adımı)
• Böylece siteye üye olan her birey için siteyi tekrar tekrar ziyaret edecek bir sebep yaratılıyordu.
• Site Obama taraftarlarının birbiri ardına açtıkları bloglarla pekiştirildi. Obama’nın ekibi, strateji gereği, isteyen her Obama destekçisinin kendi Obama blogunu oluşturmasına izin verdi. İnternet üzerinden hiç bir yasak konmadı.
• Bu aşamada Obama taraftarlarınca kurulan www.mybarackobama.com isimli site 400.000’den fazla tekil kullanıcıya ulaştı. Site o kadar meşhur oldu ki, herkes onu MyBO olarak isimlendirmeye başladı.
• Obama kampanyasının ilk mesajları tam da gençlere uygun bir şekilde SMS ve
• e-postalar aracılığı ile ulaştırıldı.
• Mobil alt kampanyalarla cep telefonlarına ulaşıldı, ağızdan ağıza pazarlama projeleriyle Obama gündeme taşındı.
• Böylece herkes Obama kampanyasına küçük bağışlar yapması konusunda bilinçlendirildi ve yönlendirildi.
• Obama’nın her konuşması YouTube’a yüklendi ve binlerce kişiye gönderildi. Tarihin gördüğü ender yetenekli konuşmacılardan olan başkan adayının bazı konuşmaları 5 milyona yakın tık aldı.
• Facebook ve MySpace gibi sosyal ağlarda Obama grupları kuruldu. Gruplar özel tekniklerle içiçe geçirildi ve etkileri pekiştirildi.
• Sosyal ağ kullanımları, Obama adına hazırlanmış online oyunlarla güçlendirildi. Tasarlanan oyunlar gençlerin Obama’yı eğlenirken tanımasını ve fazlasıyla sevmesini sağladı.
• Kampanya ekibi Obama’nın siyasi mesajlarını, hazırladıkları özel e-videolarla yaydı. Bunlardan ilki klasik siyasi videolardan çok farklı olan Süper Obama Kızı gösterisi oldu. Bu özel sunum dönem dönem pek çok ayrı video ile desteklendi.
Açıkça Obama, tarihin en modernist siyasi kampanyalarından birini hazırladı ve bu kampanya sonucunda başkanlık koltuğunu elde etti. Barack Obama’nın internet üzerinden başlattığı farklılık, kampanya içerisinde yer alan klasik mecralara da yansıdı. Kampanya logosu farklı çizgisiyle ön plana çıktı; Obama’nın pop-art bir efekt ile resmedildiği seçim afişi bir marka ikonuna dönüştü; Obama adına çalışan kadrolu ya da gönüllü tasarımcılar t-shirtten rozete, bardaktan balona klasik tanıtım araçlarını görülmemiş bir şekilde dizayn ederek kullanmayı başardı.
Özetle, Obama’nın yenilikçi kampanyası, başta Türkiye olmak üzere tüm dünya siyaseti için eşsiz bir örnek niteliğinde.
Türkiye’de yerel seçimler kapıda. Bırakın Web 2.0 mantığını, şu anda pek çok Belediye Başkanı Adayı’nın internet sitesi bile yok. Kullanılan e-postalar ve gönderilen SMS’ler heyecan yaratmaktan uzak hatta pek çoğu rahatsız edici. Obama’yı televizyondan daha etkili bir şekilde tanıtmayı başarmış olan YouTube, bizde hala kapalı yani sansürlü.
Seçime bir aya yakın bir süre kalmış olsa da adaylar için hala çok geç değil. Bugün Türkiye şartlarında da bu süre içerisinde pek çok yeni nesil tanıtım aksiyonu gerçekleştirilebilir.
Kullanıcı dostu bir siteyi karargah olarak kullanan, site optimizasyonu, arama motorları kaydı, Adwords ilanları, haber portallarına ve bloglara verilecek bannerlar, e-PR bülten gönderimleri, Facebook grupları, online broşürleri ve anketleri gibi yeni nesil tanıtım yöntemiyle bir Belediye Başkanı Adayı’nın kaderi değiştirilebilir.
Bu noktada ihtiyacınız olan elbette doğru bir çözüm ortağı...
###
Tweet
İtina ile Obama yaratılır!
KURUMSALHABERLER , 23.02.2009 -- Bugünlerde siyasi iletişim ile ilgilenen global otoriteler ağız birliği etmişcesine şunu söylüyorlar: John F. Kennedy televizyonun yarattığı ilk Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’ydı. İnternetin yarattığı ilk başkan ise Barack Obama oldu.Obama kesinlikle bir internet çağı siyasetçisi. O güne kadar hiç oy kullanmamış apolitik kesmi de dahil, genç nüfusu birincil hedef kitle olarak seçen Obama, internetin yeni jenarasyonun hayatındaki önemini herkesten önce kavradı.
Elbette diğer başkan adayları da seçim kampanyalarında internet mecrasına fazlasıyla yer verdiler. Ancak Obama’nın farkı, internetin kullanım şeklindeydi. Diğer adaylar, neti katalog ve broşür gibi tanıtım amaçlı kullanırken, Obama bu özel kanal aracılığı ile hedef kitlesiyle kişiselleştirilmiş bir iletişim kurdu.
İnternet sayesinde, üstelik 5, 10 ve 20 dolar gibi katılımlarla siyaset tarihinin en büyük bağışını topladı; rakiplerini uzaktan kontrol altına aldı; farklı saldırılara seviyeli cevaplar verdi; gençleri ikna etti, örgütledi ve 10 milyonu aşkın kişiden oluşan gelmiş geçmiş en büyük gönüllü ordusunu kurdu.
Obama’nın internet aracılığı ile yazdığı başarı hikayesinin modern pazarlamada pek çok farklı adı var: Turbo iletişim, viral pazarlama, e-pazarlama ya da sosyal ağlarla pazarlama...
Adı ne olursa olsun bugünün internet iletişimi, internetin ilk çıktığı günlerde olduğu gibi tek yönlü bir bilgi akışı değil. Yani bir başka deyişle bir işletme, marka, ürün, organizasyon ya da kişi için interneti klasik mecralarda olduğu gibi bilgi vermek ve tanıtmak amaçlı kullanmak amaca ulaşmak için yeterli değil. Çünkü “Web 1.0” olarak adlandırılan bu dönem geride kaldı. İnternette marka ve hedef kitle arasında içeriğin ve mesajın birlikte oluşturulduğu yeni bir dönem başladı. Uzmanlar bu yeni periyoda “Web 2.0” ismini veriyor.
İşte bu doğrultuda Obama, sadece Web değil, aynı zamanda bir Web 2.0 ustası.
Öyle ki Obama’nın siyasi manifestosu bile, internet üzerinden 250.000 kişinin bir araya gelmesi ve yorumlarıyla son şeklini aldı. Yani bir başka deyişle Barack Obama, politik stratejisini ve vaadlerini, halkın istek ve beklentileri doğrultusunda, sürece halkı da katarak oluşturdu.
Bu ayrıcalıklı yöntem Obama’nın Web 2.0 adına yaptığı özel aksiyonlardan sadece biri... Obama’yı bu konuda ayrıksı kılan diğer operasyonlardan bazıları şöyle sıralanıyor:
• Kampanya ekibi, Obama adaylığını ilan etmeden önce Amerikan bayrağının renklerinden oluşan ve doğan bir güneşi simgeleyen bir Obama logosu tasarlamışlar, beraberinde de www.barackobama.com isimli bir internet sitesini hazırlayarak yayına açmışlardı.
• Obama’nın 10 Şubat 2007 tarihinde aday adaylığını açıklarken yaptığı konuşma o kadar etkili oldu ki, o gün 4.5 milyon kişi Obama’nın internet sitesini ziyaret etti. Site bu trafiği kaldıramadığı için çöktü.
• Bunun üzerine kampanya ekibi, viral pazarlama işinin başına Facebook’un ikinci adamı olarak bilinen (hatta kimilerine göre gerçek yaratıcısıdır) Chris Hughes’ü getirdi. Hughes özel bir takım oluşturarak, Obama’nın sitesini yeniden tasarlamaya başladı.
• Site 1.5 ay gibi bir sürede yenilendi. Siteye video ve paylaşım fonksiyonları, bağış modülü gibi pek çok yeni nitelik eklendi.
• Yeni site kullanıcı dostu bir portaldı. Siteye üye olanlar kendi sayfalarını oluşturabiliyor ve güncelleyebiliyor bir başka deyişle paylaşımlı olarak Obama’yı kendilerine göre yorumlayabiliyorlardı. (Web 2.0 mantığının ilk adımı)
• Böylece siteye üye olan her birey için siteyi tekrar tekrar ziyaret edecek bir sebep yaratılıyordu.
• Site Obama taraftarlarının birbiri ardına açtıkları bloglarla pekiştirildi. Obama’nın ekibi, strateji gereği, isteyen her Obama destekçisinin kendi Obama blogunu oluşturmasına izin verdi. İnternet üzerinden hiç bir yasak konmadı.
• Bu aşamada Obama taraftarlarınca kurulan www.mybarackobama.com isimli site 400.000’den fazla tekil kullanıcıya ulaştı. Site o kadar meşhur oldu ki, herkes onu MyBO olarak isimlendirmeye başladı.
• Obama kampanyasının ilk mesajları tam da gençlere uygun bir şekilde SMS ve
• e-postalar aracılığı ile ulaştırıldı.
• Mobil alt kampanyalarla cep telefonlarına ulaşıldı, ağızdan ağıza pazarlama projeleriyle Obama gündeme taşındı.
• Böylece herkes Obama kampanyasına küçük bağışlar yapması konusunda bilinçlendirildi ve yönlendirildi.
• Obama’nın her konuşması YouTube’a yüklendi ve binlerce kişiye gönderildi. Tarihin gördüğü ender yetenekli konuşmacılardan olan başkan adayının bazı konuşmaları 5 milyona yakın tık aldı.
• Facebook ve MySpace gibi sosyal ağlarda Obama grupları kuruldu. Gruplar özel tekniklerle içiçe geçirildi ve etkileri pekiştirildi.
• Sosyal ağ kullanımları, Obama adına hazırlanmış online oyunlarla güçlendirildi. Tasarlanan oyunlar gençlerin Obama’yı eğlenirken tanımasını ve fazlasıyla sevmesini sağladı.
• Kampanya ekibi Obama’nın siyasi mesajlarını, hazırladıkları özel e-videolarla yaydı. Bunlardan ilki klasik siyasi videolardan çok farklı olan Süper Obama Kızı gösterisi oldu. Bu özel sunum dönem dönem pek çok ayrı video ile desteklendi.
Açıkça Obama, tarihin en modernist siyasi kampanyalarından birini hazırladı ve bu kampanya sonucunda başkanlık koltuğunu elde etti. Barack Obama’nın internet üzerinden başlattığı farklılık, kampanya içerisinde yer alan klasik mecralara da yansıdı. Kampanya logosu farklı çizgisiyle ön plana çıktı; Obama’nın pop-art bir efekt ile resmedildiği seçim afişi bir marka ikonuna dönüştü; Obama adına çalışan kadrolu ya da gönüllü tasarımcılar t-shirtten rozete, bardaktan balona klasik tanıtım araçlarını görülmemiş bir şekilde dizayn ederek kullanmayı başardı.
Özetle, Obama’nın yenilikçi kampanyası, başta Türkiye olmak üzere tüm dünya siyaseti için eşsiz bir örnek niteliğinde.
Türkiye’de yerel seçimler kapıda. Bırakın Web 2.0 mantığını, şu anda pek çok Belediye Başkanı Adayı’nın internet sitesi bile yok. Kullanılan e-postalar ve gönderilen SMS’ler heyecan yaratmaktan uzak hatta pek çoğu rahatsız edici. Obama’yı televizyondan daha etkili bir şekilde tanıtmayı başarmış olan YouTube, bizde hala kapalı yani sansürlü.
Seçime bir aya yakın bir süre kalmış olsa da adaylar için hala çok geç değil. Bugün Türkiye şartlarında da bu süre içerisinde pek çok yeni nesil tanıtım aksiyonu gerçekleştirilebilir.
Kullanıcı dostu bir siteyi karargah olarak kullanan, site optimizasyonu, arama motorları kaydı, Adwords ilanları, haber portallarına ve bloglara verilecek bannerlar, e-PR bülten gönderimleri, Facebook grupları, online broşürleri ve anketleri gibi yeni nesil tanıtım yöntemiyle bir Belediye Başkanı Adayı’nın kaderi değiştirilebilir.
Bu noktada ihtiyacınız olan elbette doğru bir çözüm ortağı...
###
Tweet
e-pr web 2.0 e-pazarlama internet stratejileri Barack Obama sosyal ağlar
Diğer basın bültenleri
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.
Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.


