Mert Van Avukatlık ve Danışmanlık Basın Bülteni

Renk, ses ve kokular marka tesciline konu olabilir mi?

KURUMSALHABERLER , 22.07.2010 -- Son zamanlarda gündeme gelen bir Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı renk, ses ve koku gibi soyut varlıkların marka tesciline konu olup olamayacağı tartışmasını tekrar gündeme getirmiştir.

Bir boya firmasının futbol takımlarının renk kombinasyonlarını kullanarak ürettiği taraftar logolu yüz boyası ile davanın tarafı spor kulübünün taraftar ve çevresinden faydalandığı ve spor kulübünün ismiyle özdeşleşmiş renklerin bu şekilde kullanmasının haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle açılan davada “renklerin insanlığın ortak malı olduğu ve kimsenin tekeline alınamayacağı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti. Söz konusu uyuşmazlık Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca incelenmiş ve davacı spor kulübünün renklerinin davalı firmanın boyalarında kullanılmasının haksız rekabet teşkil ettiği yönünde karar verilmiştir. Bu karar çerçevesinde renk, ses ve koku gibi soyut varlıkların marka tesciline konu olup olamayacağı konusu ülkemizdeki yasal düzenlemeler ve Yargıtay uygulaması kapsamında incelenmiştir.

Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan, çizimle görüntülenebilen, baskı yoluyla çoğaltılabilen her türlü işareti içerir. Ayırt edici olmak ve yazıya dökülebilmek koşuluyla her türlü işaret marka olabilir, örneğin nota ile ifade edilebildiği müddetçe melodiler, formüle edilebildiği takdirde kokular da marka olarak tescil edilebilir.

Renklerin marka olabilmesi hususunda da ayırt edici olma özelliği ön plandadır. Ayırt edici olması halinde renkler de marka olarak tescil edilebilir. Yani kimse tek başına “kahverengi” sözcüğünü yahut sadece bu rengi marka olarak kullanamaz. Ancak bir rengin çeşitli işaretlerle birlikte veya başka renklerle birlikte bir figür ya da renk kombinasyonu oluşturacak şekilde kullanılması halinde söz konusu renk bu şekilde marka tesciline konu olabilecektir. Örneğin Milka çikolatalarında lila rengi ile inek resminin bir arada kullanılması ile özgün bir marka oluşturulmuş ve bu renk söz konusu marka ile özdeşleşmiştir. Yine Tobleron çikolatalarının üçgen şeklindeki paketi ile sarı rengin bir arada kullanılması renk tesciline örnek verilebilir.

Bir ürünün doğal rengi marka tesciline konu olamaz. Örneğin bir çikolata üreticisi ürettiği çikolatalar için kahverengini marka olarak tescil edemeyecektir. Yani seçilen soyut rengin marka tescilinin konusunu oluşturan ürünün alışılagelmiş doğal rengiyle aynı olmaması, ayırt edici bir özelliği olması gerekir.

Türk Hukukunda bir şekille somutlaşmamış rengin de bir mal veya hizmette özdeşleşmesi veya onu çağrıştırır hale gelmesi halinde, ayırt edici nitelik kazandığı için marka olarak tescil edilebileceği kabul edilmektedir. Yargıtay da renklerin bağımsız olarak marka konusu yapılamayacağı görüsündedir.

Sesler de notalarla ifade edilebildiği takdirde marka tesciline konu olabilir. Somut olarak belirlenemeyen seslerin tescili mümkün değildir. Harley Davidson motosikletlerinin motor sesini ve MGM yapımı filmlerin fragmanında çıkan aslan kükremesini ses tesciline güzel birer örnektir.

Kokular da ayırt edici özelliği bulunduğu takdirde marka tesciline konu olabilecektir. Ancak bunun için tescil edilmek istenen kokunun yazıya dökülebilen kimyasal bir formülünün bulunması ve tescil başvurusuna kokuyu teşhis etmeye yarayacak örneklerin de eklenmesi gerecektir. Ancak kokunun tescili için tek başına yazılı formülünün bulunması da yeterli değildir, “markanın yayına ve çoğaltmaya elverişli örneği”nin de tescil başvurusuna eklenmesi gerekir. Avrupa Topluluğu Adalet Divanı (ATAD) da, “Sieckmann” kararında başvurulan markanın grafik ifadesinin kesin olarak yapılması gerektiğini, kimyasal formülün kokuyu değil maddeyi ifade ettiğini belirtmekle tek başına formülün tescil için yeterli olmadığını kokunun ayırt edilmesi için bir örneğinin de tescil başvurusuna eklenmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Sonuç olarak ülkemizde tescil edilebilirliği yabancı hukuklara göre daha zor ve tartışmalı olan renk, ses, koku gibi varlıklardan renk kavramının insanlığın ortak malı olsa bile ayırt edicilik taşıması ve ürünle özdeşleşmesi halinde tescile konu olabileceği hususu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararıyla bir kez daha pekişmiştir.

###



ses renk kokular marka tescili


Diğer basın bültenleri

Aile hekimlerinin vergisel yükümlülükleri
Hekimin sır saklama yükümlülüğü
Hekime yönelik şiddete karşı hukuk
Bıçak sırtında hekimlik
Şirket sahibinin şahsi borcu için şirketine haciz yapılabilecek mi? Ve nereye kadar?
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English

Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.