International Hospital Basın Bülteni

Kalbinizin Sesini Dinleyin!

KURUMSALHABERLER , 13.04.2007 -- Günümüzde özellikle orta yaşlı pek çok insanın korkulu rüyası olan kalp hastalıklarından korunmak için, beslenmeden sportif faaliyetlere kadar pek çok konuda dikkatli davranmak gerekiyor. Kalp hastalıkları konusunda edinilen yanlış bilgiler kişilerin adeta hastalık hakkında dikkatli olmasını engelliyor.

Tüm testlerin normal olması halinde kalp hastası olmayacağını düşünmek, LDL kolesterolü düşük olduğu için risk grubuna dahil olmadığını sanmak, spor yaparken kalbin durabileceğini düşünerek egzersiz yapmamak; kalp hastalıkları hakkında doğru bilinen pek çok yanlıştan sadece birkaçı. Kalp hastalığı konusunda asıl önemli olan, kalpte bir sorun olup olmamasından çok kişinin gerek yaşam kalitesi gerek kişisel alışkanlıklarıyla risk grubunda olup olmadığıdır. Kalp hastası olma riski ise genetik faktörlerden çevresel faktörlere kadar değişen pek çok etkene bağlıdır. Sigara tüketimi ve fazla kilo kalp hastalığı riskini artıran en önemli unsurlardan sayılırken; HDL kolesterol takibi ve tansiyon kontrolü de kalp hastalığı riski açısından dikkatle izlenmesi gereken değerler arasında yer alıyor.

Kalp-damar hastalıkları konularında tanı ve tedaviye yönelik işlemlerin yapıldığı Kardiyoloji Bölümü ve by-pass başta olmak üzere cerrahi tedavinin gerçekleştiği Kardiyovasküler Cerrahi Bölümü; her yıl binlerce kalp hastasıyla ilgileniyor. International Hospital Kardiyoloji Bölümü’nden Doç.Dr. Tuğrul Okay ve Kardiyovasküler Cerrahi Bölümü’nden Op.Dr. Hüsnü Sezer kalp-damar hastalıkları ve bu hastalıkların tedavisi konusunda sorularımızı yanıtladı:

Koroner anjiyo nedir?

Doç.Dr. Tuğrul Okay: "Koroner anjiyo, bir tür röntgen işlemidir. Koroner anjiyo yapmak için hastanın koroner damarlarında tıkanıklık olduğuna ilişkin ciddi ve somut veriler olmalıdır. Bu, ağrı veya bir test sonucu da olabilir. Yapılan işlem o anki durumu gösterir. Hastaya uygulanan anjiyo işleminde damarları açık bulmak, damarlarda problem tespit etmemek, koroner damarların hiçbir zaman tıkanmayacağı anlamına gelmez. Anjiyo yapıldıktan sonra hastanın eski alışkanlıklarına devam etmesi damarlarda tıkanmayı, hatta hastanın kalp krizi geçirme riskini beraberinde getirir. Yapılan işlemin uzun süreli bir garantisi yoktur."

By-pass nedir, hangi koşullarda uygulanır?

Doç.Dr. Tuğrul Okay: "Koroner anjiyo, bir tür röntgen işlemidir. Koroner anjiyo yapmak için hastanın koroner damarlarında tıkanıklık olduğuna ilişkin ciddi ve somut veriler olmalıdır. damarlara başka bir damarla kan götürme işlemidir. Burada kullanılan damarlar; göğüsten, kol ya da bacaktan alınabilir. Tıkalı damarların sayısı göz önüne alınarak ihtiyaca göre birden fazla sayıda işlem yapılabilir. Koroner damarlarında tıkanıklık olan ve ilaç tedavisine cevap vermeyen, bilinen girişimsel kardiyolojik işlemlerin sonuç alınmadığı hastalara by-pass uygulanır."

By-pass ameliyatının diğer işlemlerden farkı nedir?

Op.Dr. Hüsnü Sezer: "By-pass'ın diğer tüm ameliyatlardan farklı yanı, işlemin kalp-akciğer makinesiyle yapılmasıdır. İşlem esnasında çok az da olsa, risk vardır. Kalp hastalığı dışında ciddi başka rahatsızlıkları olmayan hastalarda ölüm oranı %1'in altındadır. Kişinin bu hastalıkla yaşamasıysa çok daha büyük bir risktir. Ameliyatın hastaya kazandırdıklarından biri de, hastanın hayatını daha konforlu yaşaması ve hayat kalitesinin artmasıdır."

Kalp damar sağlığını korumak için neler yapılmalı?

Doç.Dr. Tuğrul Okay: "Kalp rahatsızlıklarına yakalanmamak için yapılması gerekenlerin başında sigarayı bırakmak ve egzersiz yapmak geliyor. Hareketsizlik, kalp damar sağlığı için hayati bir konu. Her birey tercihen günde en az 45 dakika egzersiz yapmalı. Ayrıca kişinin yakabileceğinin üzerinde kalori almaması da önemlidir. Zira yakılamayan kaloriler, ileride kalp damar sağlığı açısından problem yaratır. Ailesinde belirgin biçimde kalp-damar hastalığı olanlar sağlıklarına çok daha fazla dikkat etmeli."

Tedavi şekline hangi kriterlere göre karar veriliyor?

Doç.Dr. Tuğrul Okay: "Hastanın stent veya ameliyat olması gerektiğine dair tüm dünyada kabul gören net bilgiler vardır. Bunun dışında kalan gruplara stent veya by-pass seçeneği hastanın ve doktorunun karşılıklı tartışması, konuşması sonucu alınır. Önemli olan nokta; ne stent ne de by-pass, koroner damar sertliğini durdurmaz. Yapılan işlem, hastalığı kökünden ortadan kaldırmaz. Aynı tıkanıklık başka yerlerde de olabilir. Burada çözümün asıl kaynağı hastadır. İşlem bittikten sonra hastanın kendisine bakması, ilaç kullanması ve beslenmesine dikkat etmesi çok önemlidir."


###




Diğer basın bültenleri

Prostat Kanseri Artık Korkutucu Değil!
Yaşlanmaya Bağlı Hastalıklara Karşı Yeni Bir Silah: K Vitamini
Neden Kazanamadılar? Nasıl Kazabilirler?
Down Sendromu Sadece 35 Yaş ve Üstü Gebeliklerde Görülmez
Diyabetli Anne Adayları Sıkı Takip Edilmeli
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English

Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.