Etik Lojistik Basın Bülteni

Etik Lojistik Elegans Dergisi röportajı

Etik Lojistik Genel Müdürü Bülent Karakoyunlu
Etik Lojistik Genel Müdürü Bülent Karakoyunlu
KURUMSALHABERLER , 06.01.2009 -- Elegans Dergisi Kasım/Aralık sayısında Etik Lojistik'in Genel Müdürü Bülent Karakoyunlu ile röportaj yaptı.

2003 yılında, Türkiye’de ilk olarak promosyon lojistiği projesini yaratarak kurumsal firmaların bütçelerinde tasarruf sağlattık.

2002 yılında kurulan ETİK LOJİSTİK'in gelişmelerini ve geldiği noktayı bizimle paylaşır mısınız?
ETİK LOJİSTİK 2002 yılında kuruldu ve kurulduğu günden bugüne hızlı bir ivme ile gelişti ve halen aynı ivme ile gelişmeye devam ediyor.

Şirket ilk kurulduğunda Gebze ‘de 35 m2 bir ofisten ibaretti, şu an ise İstanbul’da iki ana deposu (Hadımköy ve Gebze), dört bölge şubesi (İzmir, Ankara ve Adana, Tuzla ) olan bir firma konumuna geldi.ETİK LOJİSTİK, bilinen tedarik zinciri projelerinin yanı sıra “Promosyon Lojistiği” konusunda da kendini uzmanlaştırmıştır.

Hâlihazırda dördü uluslararası olmak üzere 6 key account ve 12 tane de orta ölçekli müşterisine hizmet vermektedir. ETİK LOJİSTİK yurtiçi taşımacılık alanında mikro ve makro dağıtım yapmaktadır.

Ülkemizde sektördeki en bakir alanlardan olan mikro dağıtım konusunda kendimize güvenmekteyiz. Filomuzu bu dağıtım tipine doğru orantılı yapılandırdık. Filomuzda TIR, Kamyon ve Kamyonet tipi araçlarımız mevcut. Şehiriçi noktalara genelde büyük araç giremediğinden şehir içinde kamyonet, çevre illere sevkıyatta da kamyon ve TIR avantaj sağlamakta. Gerek özmallarımız, gerekse sözleşmeli araçlarımız 24 saat uydu takip sistemi ile izlenmektedir. Böylece hem filomuzu kontrol altında tutmakta, hem de müşterilerimize teslimatlara dair doğru geribildirim yapılmaktadır.

Müşterilerimize daha iyi ve kaliteli hizmet verebilmek için ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi ve CRM Projesini hayata geçirerek ISO 10002:2004 Müşteri Memnuniyeti Yönetimi belgelerine sahibiz ve Türkiye ‘de Lojistik Sektöründe bu belgeyi alan ikinci firmayız. Gerek çalışanlarımıza gerekse çevremize karşı sorumluluğumuzdan dolayı da OHSAS 18001 (iş sağlığı ve iş güvenliği yönetim sistemi) çalışmalarımıza 2008 yılının ilk çeyreğinde başladık.

Yılsonunda bu Belgeyi de bünyemize katarak sektörümüzde olması gereken tüm kalite belgelerine sahip olacağız ve sorumluluklarını da yerine getireceğiz.Yılın ilk yarısı mevcut çalışmalarımızı daha da geliştirdik. Mevcut ekonomik ve sosyal durum paralelliğinde belirli bir büyüme sağladık. Yeni projeleri de bünyemize katarak ciroda artış sağladık. Yılın ikinci yarısına ise daha agresif bir satış stratejisi ve dağıtım gücümüzü pekiştirecek yatırımlarla girdik, ayrıca şirketimizi güçlendirecek yeni partnerlikler kurduk. ikinci yarı satışımız ilk meyvelerini verdi ve iki büyük kurumsal şirket ile çalışmaya başladık.

Ayrıca firmamız kurulduğu 2002 yılından bu yana kadar şirket içi IT yatırımlarına önem vermiş ve teknolojik gelişmeler için ciddi bütçeler ayırmıştır. Firmamız bütün depolarını merkezden yönetmekte, tüm stok hareketlerini, raporlamaları ve iş gücü verimliliğini merkezden takip etmektedir. Depolarımızda warehouse software kullanarak, RF terminaller üzerinden çalışarak, çalışma verimliliğini arttırmakta ve bu sayede müşterilerine 7/24 rapor sunabilmektedir.

Bundan sonraki yıllarda da sektörel teknolojik gelişmeleri takip edecek ve günümüz trendlerinden ayrılmayacak, verimliliği her zaman üst seviyede tutacak bir politika izlemeye devam edecektir.

Lojistik sektöründe müşteri beklentileri nelerdir? Bu konuda ETİK LOJİSTİK'in ne gibi çalışmaları vardır?
Müşteriler, lojistiğin hızlı gelişiminden daha hızlı bir şekilde taleplerini çeşitlendirdiler ve bu konuda neredeyse sınır tanınmıyor. Zaten lojistik sektörünü hızlı gelişmeye yönlendiren en önemli faktörlerden biri budur. Sektörümüzde 1 PL – 4 PL arasında lojistik servis sağlayıcılar 4 kategoriye bölünmüştür.

Bu konuda örnekler çok fazla. Mesela bir firma müşterisinin çağrı merkezi görevini de lojistikle birlikte üstleniyor ve tamamen müşterisinin, ilgili alandaki satınalma ve stok seviyelerini yönetiyor. Bir başka firma ise, müşterisinin bayilerindeki stokları tutuyor ve bayilerden talep gelmeden bayilere ürün besleme yapıyor.

ETİK LOJİSTİK'in belli başlı müşterileri kimlerdir? İleriye yönelik stratejik hedefleri nelerdir?
ETİK Lojistik sektöründe lider ve kurumsal firmalar ile uzun dönemli sözleşme ve projelere imza atmıştır. Müşterilerimiz, Promosyon, Otomotiv, Gıda, Elektronik, İnşaat, Tekstil, Mobilya sektörlerinde faaliyet göstermektedir.Stratejimiz, depolama hacmimizi genişletmek ve konsolide dağıtım ağımıza hacimli ve uzun soluklu müşteriler katmaktır.

Bu müşteri hacmi ve sayısı ne kadar çok olursa o kadar sinerji yaratarak müşterilerimize rekabette avantaj sağlayacak fiyatlarla hizmet sunarız. Zaten sloganımız da “Lojistiği rekabet avantajınıza dönüştürür”.Bu stratejiye yönelik çalışmalarımızda da satış departmanımızı büyüttük, reklam ve tanıtım giderlerimizi krizdeki çoğu firmaya rağmen %32 arttırdık. Her kriz bazı fırsatlar içerir ve krizde çoğu firma kabuğuna çekilirken biz agresifleşerek “En iyi savunma saldırıdır” stratejisini uyguluyoruz.

POP Lojistiği’nde Türkiye 'de ilk olduğunuzu biliyoruz ve bu konuda kurumsal firmalara sunduğunuz çözümlerde oldukça cazip. Bundan sonra bu konuda daha nasıl ilerlemeyi planlıyorsunuz?
Türkiye’de Promosyon Lojistiğini ilk yapan ve marka haline getiren ETİK Lojistik‘tir. Bu konuda, hem hizmet hem de personel açısından uzmanız. Çalışmalarımızı ve yatırımlarımızı geliştirerek sürdürüyoruz. Her zaman ilk çıkan ve tanıtımını sağlam temellere dayandıran markalar hafızalarda kalır. Biz Promosyon Lojistiği denince ilk akla gelen lojistik firmasıyız.
Bizden, sektörümüzdeki diğer firmalar feyz alarak promosyon lojistiğine giriyor hatta bizim uzmanlığımızdan yararlanmak adına bizlerden yardım talep ediyorlar. Bizler de kendilerine yardımcı oluyor ve nelere dikkat etmeleri gerektiğini anlatıyoruz.

Promosyon Lojistiği’nde müşterilerimize cazip koşullar ve çözüm önerileri sunuyor ve uzun dönemli sözleşmeler ile süreklilik sağlıyoruz. 2009 hedeflerimizde, daha da gelişmiş teknoloji ağımızla hizmet kalitemizi arttırarak yeni projelere imza atmak istiyoruz. Etik Lojistik olarak da bunu yapabilecek durumdayız.

Uluslararası Lojistik Sektörü ile Türk Lojistik Sektörü arasında fark var mıdır? Varsa nelerdir? Buna bağlı olarak Lojistik Yönetimi ve Otomasyon sistemleri açısından diğer dünya firmaları ile aramızda ne gibi farklılıklar vardır?
Tüm dünyada lojistik aynı oranda gelişmez. Bu gelişme, ülkelerin ekonomisi ile doğru orantılıdır. Eğer çok gelişmiş bir ülkede lojistiği incelersek, o ülkedeki üreticiler lojistiğe daha çok bütçe ayırabilirken, daha az gelişmiş bir ülkedeki firma, dışarıdaki firmalarla rekabet ederken lojistiğe daha az bir bütçe ayrırabilir.

Ülkemizde birçok ulusal lojistik firması olmasına karşın, uluslararası çoğu firma da jeopolitik açıdan önemli bir yere sahip. Uluslararası lojistik firmaları ülkemize pazardan pay almak için gelmişlerdir. Dolayısı ile ülkemizdeki lojistik firmalar arasında, az da olsa teknolojik farklar olmasına karşın temelde yapılan işlev aynıdır.

Şu anda yaşanan dünya ekonomik krizin Türk Lojistik Sektörünü ve dolayısıyla ETİK LOJİSTİK’i nasıl etkilemektedir? Buna karşı alınması gereken önlemler nelerdir?
Önce isterseniz, kriz ve daha öncesinde yaşananlara bakalım. Öncelikle akaryakıt fiyatlarının borsa gibi değişmesi bazı sıkıntılara yol açtı. Müşterilerle uzun süreli anlaşma yapan firmalar karlarından oldular, diğer firmalar zarar etti. Amerika’da bile yapılan lojistikte kar marjları o kadar düştü ve maliyetler o kadar arttı ki firmalar “intermodal” denen yani çok yönlü entregre lojistiğe yöneldiler.

Bunu biraz daha açarsak “şurdan şuraya kadar trenle götürüp, oradan kamyonla taşırsam daha ucuz olur” düşüncesi geldi.Lojistik, krizden en az etkilenebilecek sektör. Çünkü mal müşteriye ulaşmak için muhakkak sergilenen yerde olmalı. Bunu sağlayan da bizleriz. Ama gerek son dönemlerdeki kapasite oranının düşmesi, gerekse üretimin ciddi anlamda azalması, arzın artıp talep seviyesinin alçalması nedeniyle lojistik sektörünün pazarı küçüldü ve hala üretime devam eden firmaların çalıştığı lojistik firmaları şanslı hale geldi.

Biz de stratejilerimizde uzun soluklu multinasyonel müşterilere yöneldik.Krize önlem olarak, bankaların elindeki likiditeler cazip kredi faiz oranlari ile kullandırılarak, nakit akışında sıkıntı yaşayan şirketleri ayakta tutabilir. Devletimizin son dönemde yaptığı vergi ödeme kolaylığı reel sektöre yapılan olumlu yaklaşımlardan bir tanesi. Bunun dışında TOBB aracılığı ile bazı bankaların ilk 3 ay ödemesiz kullandıracağı kredi projesi de önemli bir etki sağlayacaktır. Bazı özel bankaların mevcut müşterilerine açtıkları kredileri geri çağırması ve faizleri yükseltmesi bunca yapılan iyileştirme hareketlerinin içerisinde en olumsuz girişimdir.

Petroldeki gerilemeye paralel olarak, iç piyasaya satış yapan şirketlerin dağıtım ve nakliye maliyetini normal seviyede tutabilecek önlemleri almalıyız. Başlıca sektörlerden İNŞAAT, GIDA, OTOMOTIV, BEYAZ EŞYA vb. sektörlere özel tüketimi canlandıracak vergi indirimleri getirilmesi hem sektörleri hem de lojistik sektörünü hareketlendirecektir. Tüm bu yapılan yaklaşımların yanında bizlerin de her konuda duyarlı davranmamızı ve ekonomik koşullarımızı daha dikkatli kontrol etmemizi gerektirir.

Türk Lojistik Sektörünün en önemli problemleri nelerdir? Bunların giderilmesi için ne gibi çalışmalar yapılmalıdır?
Halen ülkemizde kara nakliyesi lojistik ile aynı anlamı taşımakta. Bu düşünceyi gerek servis alanlar gerekse de servis sağlayanlar olarak değiştirmemiz lazım. Lojistik sadece TIR & Kamyon işletmeciliği değildir. Mesela bir müşterinizin lojistiğini yaparken hem müşterinizin hem de tedarikçilerinin stoğunu takip eden ve hatta buna göre tedarikçilere sevkiyat planı ( dolayısı ile üretim planı ) veren lojistik firmaları var. Bazı lojistik firmaları müşterileri adına uygun malzemeyi uygun fiyatta satın alıp müşteriye sevkediyorlar, yani satınalma da işin içine girebiliyor. Artık lojistik her yerde, eski bir sloganda dendiği gibi “hizmette sınır yoktur”…

Ülkemizde mevcut harcamaların %5’i en fazla lojistiğe harcanırken bu oran yurtdışında 10 hatta ürüne göre 15 puanlara kadar yükselebiliyor. Tabi bu durum da yurtdışında kullanılan ekipman ve teknolojiyi daha da iyi yaparken halen ülkemizde kendi sektörümüze dair kullanılan teknoloji yabancı ülkelerdeki misallerinin gerisinde. Halen RFID teknolojisi doğru dürüst yaygınlaşmadı. Otomatik depolama ekipmanları ve 10 metre üzeri raflama ülkemizde sık kullanılmamakta.

Ayrıca otomatik paletleme makinaları tesislerde yerini almadı. Bu nimetlerden faydalanılması için hem servis alanların bütçelerindeki lojistik payını arttırması hem de lojistik firmalarının kendilerini geliştirmesi şart…

Eski teknolojinin kullanılması, sektörümüze dair eğitim alan insanların stajlarında da yeni teknolojiden yoksun pratik yapmasını ve ufuklarının dar kalmasını sağlıyor.Kısaca ülkemiz tabi ki gelişen bir ülke. Ama bir yandan da sektörümüzde çağımızın gerekliliklerini kullanmayan firmalarımız, yurt dışından gelecek daha büyük firmalar tarafından elenebilirler.
###



lojistik röportaj etik lojistik bülent karakoyunlu elegans dergisi


Diğer basın bültenleri

Etik Lojistik, Hadımköy’de kapasiteyi 2,6 kat artıracak
Etik Lojistik global kriz ortamında maliyet avantajı sağlamaya devam ediyor!
Etik Lojistik'e 2 kurumsal firma daha promosyon lojistiği için evet dedi
Etik Lojistik büyüyen müşteri portföyü paralelinde yatırımlarına hızla devam ediyor
Etik Lojistik sanata ve sanatçıya destek projelerine devam ediyor
Hakkımızda | Blog | SSS | E-Bülten Üyeliği | RSS | Sitene ekle | PR Ajans Rehberi | Gizlilik ve Kullanım Koşulları | İletişim | English

Copyright 2005-2011 Netpo Interaktif İletişim Teknolojileri Ltd.Şti.